|
Üye Girişi/Menüsü
Kapat

Üye Girişi






Kayıp Şifre?
Hesabınız yokmu? Kayıt olun

Bölümler

Abdesti Bozan Şeyler E-Posta
 

Yazan: Mustafa Refik, Tarih: 21.07.2007 - 17:24

Okunma Sayısı : 2480


Sebileyn yani ön ve arka yollardan çıkan her türlü necaset abdesti bozar. Zira Allah Teâlâ 'Biriniz tuvaletten gelmişse...' (Nisa/43) buyurmuştur. Ayetin metnindeki gâît kelimesi 'def-i hacet yapılan yer' anlamına gelir. Ki biz de tuvalet olarak tercüme ettik.

Her iki yoldan çıkan idrar, dışkı ve yel abdesti bozar. Zira Ebu Hureyre (radiyallahu anh): Hades nedir diyen bir kimseye: "Sesli veya sessiz yellenmektir", dedi." (Hadîsi Buhârî ve Müslim rivayet etmiştir.)

Vedi, mezi, meni de abdesti bozar Zira Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem): mezi hakkında "Abdest almayı ge­rektirir", buyurmuşlardır. İbn Abbâs'dan rivayete göre; o şöyle demiştir: "Meni'ye gelince, ondan dolayı yıkanmak gerekir." Mezi ve vedi hakkın­da ise Rasûlüllah; "Zekerini yıka, namaz abdesti al," demiştir. (Hadîsi Beyhakî "Sünen"inde rivayet etmiştir.)

Sebileynden çıkan kurt ve diğer şeyler de abdesti bozar. Zira bu mahaller pislik mahalleridir ve oradan çıkan şey de bu pislikten hali kalamaz..! Ayrıca Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem)’den “Sebileynden çıkan her şey abdesti bozar” buyurduğu mervidir Hidayede böyle denmiştir ancak bu garip bir rivayettir…

Her akan kandan dolayı da abdest lâzım gelir. Zira Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem): “Her akan kandan Ötürü abdest almak lâzım gelir” buyurmuştur. (Bunu Darekutni rivayet etmiştir) Yine Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem): “Kim ki namaz içinde kusar veya burnundan kan gelirse, na­mazdan aynhp abdest alsın ve eğer konuşmamışsa namazının geri kısmını tamamlasın” buyurmuştur. (Bunu da Darekutni ve İbn Mace rivayet etmişlerdir) Ayrıca irin, sarı su, yara suyu, nufte, göbek, meme, göz ve kulaktan hastalık sebebiyle çıkan suların da abdesti bozar. Zira bunların hepsi necasettir, birbirlerine müsavidirler. Ancak bunlarda asıl olan; vücûttan dışarıya çıkmış ve dağılmış olmalarıdır. Yaranın üzerinde bulunur ve dağılmazlarsa Abdest bozulmaz. Her ne kadar vücudun belli bir yerinden necis bir şeyin çıkma­sı ile, vücudun birtakım diğer yerlerini niçin yıkamak lâzım geldiği­ni bilemiyorsak da, kesin olarak bildiğimiz bir şey vardır. O da, ne­cis olan dışkı, sidik ve benzeri şeylerin çıkması ile abdestin bozulma­sıdır, îşte bu makul nedene binaen, kan, irin ve kusmuğu da yuka­rıda geçen şeylere kıyas edebiliriz. Zira bu iki grup şeyler necislik vasfında müşterektirler. Ancak şunu demek zorundayız ki: Vücut­tan çıkan kan, irin ve kusmuğun normal yollardan çıkan diğer pis­likler gibi olmayıp abdesti bozmaları için kan ve irinin çıktıkları yer­den akmaları ve kusmuğun da ağız dolusu kadar olması gerekmek­tedir. Zira mutad olan yollardan çıkan pislikler az da olsalar, esas yerlerinden ayrıldıkları için çıkmış sayılırlar. Bunların ise, vücut­tan çıkması ancak yerlerinden taşmaları ile gerçekleşmiş olur. Ak­si takdirde, yani deri veya kabuğun yırtılıp ve altındaki kan veya irinin sadece dıştan görünüp akmamaları halinde abdest bozulmaz. Çünkü bu durumda, necis olan bir şey vücuttan çıkmış olmuyor. İmam Zufer (rahimehullah) kusmukta ağız dolusu olma, kan ve irinde akıcılık şartını dahi aramaz zira o delillerin umumiyetine bakmıştır. Hidaye’de böyle denmiştir. Biz akıcı kan abdesti bozar diyoruz zira Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem): “Bir iki damla kandan dolayı, eğer akmazsa abdest alınmaz” buyurmuştur. (Bunu Darekutni rivayet etmiştir) Burundan çıkan kan; burun deliğine bulaştığı zaman abdesti bozar. Zira bu şekilde abdestte yıkanması gereken yere tecavüz etmiş olmaktadır..!

Ağız dolusu kusmak da abdesti bozar. Kusma ağız dolusu olmazsa, abdesti bozmaz. Ağız dolusu kusmanın hududu: ağızda kusuntuyu tutamamaktır. Delili az evel zikrettiğimiz Darekutni ve İbn Macenin rivayet etmiş oldukları hadistir. Hadis zayıftır ancak bu hususta icma vardır. Ağız dolusu olma şartı ise onun çok olması ve midenin altından geldiğine işaret etmesidir. Midenin altı ise necaset mahalline yakındır ve çıkan bu kusuntu pislikten hali kalamaz.

Yanının üzerine yatarak veya iki uyluğundan biri üzerine yatarak veya bir şeye dayanarak uyuyan kimsenin de abdesti bozulur. Zira Rasûlüllah (sallallahu aleyhi ve sellem)’in, seferde cünüplük hariç, uyku, bevletmek, ve büyük abdest bozmadan dolayı üç gün üç gece mestlerin çıkarılmamasını emrederdi." (Bunu Ahmed, Nesâî, Tirmizî, rivayet etmiştir) Burada mafsalların serbest kalması şarttır. Oturarak uyuyan kimse yan üstüne düşer ve bu düşüşle uyanmazsa o kimsenin abdestinin bozulur. Eğer uyuyanın oturağı yerde yerleşmişse abdesti bozulmaz. Zira "Rasûlüllah devrinde ashabı yatsıyı beklerlerken, başları uykudan eğilir, sonra namaz kılarlar, abdest tazelemezlerdi." (Bunu Müslim, Şafiî, Ebû Dâvûd ve Tirmizî ri­vayet etmişlerdir.) İbn Mübarek; "Bize göre onlar oturur haldeydiler," de­miştir.

Namazda kahkaha ile gülmek de abdesti bozar. Kahkahanın haddi bir kimsenin gülmesinden dolayı meydana gelen sesi, hem kendisinin, hem de yanındakilerin duymasıdır. Kahkaha; namazın haricinde olursa, abdesti bozmaz. Zira Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem): “içinizden kim sesli olarak güldü ise, abdest alıp na­mazı yeniden kılsın” buyurmuştur. (Bunu Darekutni ve Beyhaki rivayet etmişlerdir)

Baygınlık, cinnet, delirmek ve sarhoşluk da abdesti bozar. Çünkü bu haller, âzaların serbest kalmasında, yan üstü yatarak uyumaktan daha galiptir. Sarhoşluğun hududu; bir kimsenin yürümesi sırasında sallanmasıdır.

Kadına dokunmak abdesti bozmaz. Bu hususta yabancı kadın olması, eşi veya mahremi olması ile dokunmanın şehvetli ya da şehvetsiz olması arasında fark yoktur. Fakat dokunma sebebiyle mezi vb. gibi bir şey çıkmışsa abdest bozulur. Bu hususla alakalı Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem): “Öpmek ne abdesti bo­zar, ne de orucu” buyurmuştur. (Bunu İshak b. Rahaveyh ve Bezzar rivayet etmişlerdir) Ayrıca onun hanımını öpüp abdest almadan namaza çıktığı da mervidir. (Bunu Ahmed ve Nesâi, Ebû Dâvûd, Tirmizî, îbn Mâce ravileri sika olan bir senetle rivayet etmişlerdir)

Çıplak ve yaygın bir halde iken tenasül uzuvlarının birbirlerine dokunması yani mübaşeret-i fahişe kadının ve kocansının abdestini bozar. Bu İmam ebu Hanife ve imam ebu Yusuf’un kavlidir istihsanen böyle demişlerdir. İmam Muhammed buna muhaliftir her halde onunkavli daha doğrudur ancak tedbirli olmakda da fayda vardır…. En doğrusunu bilen ise Ancak Allah’tır..!

Kişinin kendi zekerine yada kadının fercine dokunması ile abdest bozulmaz. Zira Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem): “O ancak senden bir parçadır” buyurmuştur. (Bunu Ebu Davud, Tirmizi, Nesai, İbn Mace ve İbn Hibban rivayet etmiştir) Ancak bir kadınla, başka bir kadın veya bir erkekle diğer erkek arasındaki mübaşeret yani tenasül uzuvlarının birbirine dokunması abdesti bozar. Şu kadar var ki bunun zikri bile haya etmeye sebebtir. En doğrsunu bilen Allah'dır...

Göz yaşı abdesti bozmaz. Ancak gözde olan bir hastalık yara mesabesindedir. Ondan çıkan su da, abdesti bozar. Zira ağrı ile gelen yaş normal gözyaşı hükmünde değildir belki yaradan akan irin hükmündedir.

Bir kimse abdest alırken bazı uzuvlarını yıkayıp yıkamadığı hususunda şüpheye düşerse; eğer bu ilk şüphesi ise, o uzuvları yani şüpheye düştüğü azaları yıkar. Fakat bu tereddüd sürekli ise iltifat olunmaz. Nitekim Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)e bir adam gelip namaz­da kendisinden bir şey çıktığından şüphelendiğini söyledi. Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) ona: “Bir ses ya da koku duymadıkça namazı bırakıp ayrıl­ma” diye cevap verdi. (Bunu Buhari ve Tirmizi rivayet etmişlerdi)Bunun manası; kesinlikle bozulduğunu hissetmedikçe şüpheyle amel etme, demektir. Bu esas “Yakin şüphe ile zail olmaz” şeklinde kaideleşmiştir.

Abdestin bozulup bozulmadığı hususunda şüpheye düşen kimse abdestli sayılır. Ancak abdest alıp almadığı hakkında şüpheye düşen kimse abdestsizdir. Zira yakin şüphe ile zail olmaz.

 


Son Güncelleme : 14.08.2007 - 17:57

   
Bu Makaleyi web sitenize alıntılayın
Derlemeye Ekle
Yazdır
E-mail olarak gönder
Benzer Konular

Okuyucu yorumları  RSS feed Yorum
 

Ortalama Üye Değerlendirmesi

   (0 Oylama)

 


Yorumunuzu ekleyin
Sadece kayıtlı üyeler bir konuyu yorumlayabilir. Lütfen üye olun veya giriş yapın.

Gönderilen yeni yorum yok



mXcomment 1.0.6 © 2007-2009 - visualclinic.fr
License Creative Commons - Some rights reserved
< Önceki
Kapat