| Yazan: Mustafa Refik,
Tarih: 10.01.2008 - 05:40
|
Okunma Sayısı : 338 |
Hüküm: Yapılan bir fiile
terettüp eden ve sari' tarafından konulan bir eserdir. Buradaki maksat da zaten
budur. Şari', abdest alma fiilini işleyenin, hades halinin ortadan kalkacağını
beyan buyurmuştur. Ki abdest almakla farz ve nafile namazlar, tilavet secdesi,
şükür secdesi, farz olsun nafile olsun “beyt-i muazzama”nin tavafı gibi dini
görevler eda edilebilir. Hanefiler indinde: Abdestsiz olarak Kabe'yi tavaf
edenin tavafı sahih olur. Ama bununla birlikte bir haram işlemiş olur. Zira
tavaf için hadesten temizlik vacibtir. Vacibi terkeden ise günahkar olur. Ama
abdest, tavafın sıhhat şartı değildir.
Zira Peygamber (s.a.s.)
Efendimiz buyurmuşlardır ki: “Beytin etrafında tavaf yapmak, namaz gibidir.
Ancak şu farkla ki: Tavafta sizler konuşuyorsunuz. Tavaf esnasında kim
konuşacak olursa hayırdan başka bir şey söylemesin.”
Bu gibi amelleri eda edecek
birisinin abdestli olması farzdır. Abdestsiz birinin bu işleri yapması helal
olmaz. Mushaf'a dokunmak da böyledir. İster bir kısmına dokunulsun ister
tamamına dokunulsun abdest alınması vacibtir. Bir ayet okuyacak olsa bile yine
böyledir.
Maliki Uleması: Abdestsiz olarak bir
kısmına da olsa Mushaf'a dokunabilmenin bazı şartları vardır:
a. Mushaf, arapçadan başka
bir dille yazılmış olmalıdır. Arapça yazılmış olana abdestsiz olarak dokunmak
hiçbir surette mümkün değildir. Yazı stili kufi de olsa mağribi de olsa veya
başka bir tarzda da olsa hüküm aynıdır.
b. Mushaf'ın bazı ayetleri
para üzerinde yazılı ise bu paralar, insanların muamele araçları olduğundan
buna mecburen dokunulacağından, zorluklar gözönünde tutularak buna ruhsat
verilmiştir:
c. Mushaf'ın tümünü veya
bir kısmını korumak amacıyla ele almak. Bu durumdaki bir kişi abdestsiz de olsa
Mushaf'ı eline alabilir. Bazıları da derler ki: Korumak gayesiyle de olsa
abdestsiz biri, Mushaf'ın ancak bir kısmını tutabilir. Abdestsiz olarak tümünü
eline alması caiz değildir. Ayrıca abdestsizin, korumak amacıyla Mushaf'ı eline
alabilmesinin iki şartı vardır:
1. Mushaf'ı eline alacak
kimse müslüman olmalıdır.
2. Mushaf, pisliklerin
kendisine ulaşmasına engel olacak bir örtü ile örtülü bulunmalıdır.
d. Mushaf'ı abdestsiz
olarak eline alan kimsenin, Kur'an'ı öğrenen veya öğreten biri olması gerekir.
Bunların abdestsiz olarak Mushaf'ı ellerine almaları caizdir. Bunların mükellef
veya gayr-ı mükellef olmaları hüküm bakımından bir farklılık getirmez. Kur'an-ı
Kerim'i öğrenen veya öğreten kişinin, aybaşı halini geçirmekte olan hayızh bir
kadın olması mümkündür. Bunların dışındaki kimselerin abdestsiz olduklarında
Mushaf'a dokunmaları hiçbir surette caiz olmaz. Abdestsiz bir kimsenin çanta
içinde veya askıda da olsa Mushaf'ı taşıması, üzerinde Mushaf bulunan sandık,
kürsü ve yastığı taşıması da caiz olmaz. Ama Mushaf, bir şeyin içine konulmuşsa
abdestsiz biri o şeyi taşıyabilir. Çünkü bu durumda Mushaf, o eşyaya tabi olmuş
oluyor. Eğer maksadı Mushaf'ın içinde bulunduğu şeyi değil de sadece Mushaf'ı
taşımaksa bu caiz olmaz. Abdestsiz birinin Mushaf'sız olarak ezberden Kur'an
okuması caİz ise de en faziletlisi, abdestli olarak okunmasıdır.
Hanbeliler ise: Abdestsiz
olarak Mushaf'a dokunmak veya ele alıp taşımak bazı şartlara bağlıdır:
Mushaf, kendisinden tamamen
ayrı bir kılıfta bulunmalıdır. Eğer torba gibi kendisine bitişik bir kılıfta
bulunursa mendile veya kağıda sanlı olursa, bir sandıkta olursa veya taşınması
istenen bir ev eşyası içinde -Mushaf'a dokunmak gayesi güdülsün güdülmesin-
bulunursa bu durumda abdestsiz olarak Mushaf'a dokunmak veya onu ele alıp
taşımak caiz olur. Yine aynı şekilde temiz bir bez içinde bulunması şartıyla
Mushaf'ı korumak gayesiyle ele almak da caizdir. Ayrıca taşıyacak olan şahıs
mükellef olsun olmasın Mushaf'ı elde taşımanın caiz olması için abdestli olmak
şarttır. Ancak bu durumdaki gayr-i mükellef çocuğun abdest alması vacib değilse
de velisinin kendisine abdest almayı emretmesi vacibtir.
Hanefi Uleması: Mushaf'ın tümüne veya bir
kısmına dokunmanın veya elde taşımanın veyahut da Mushaf'taki ayetleri yazmanın
caiz olmasının bazı şartlara tabi olduğunu söylemişlerdir.
1. Zaruret hali. Mesela bir
şahıs Mushaf'ın suya batıp gideceğini veya yanmak üzere olduğunu görse
abdestsiz de olsa, kurtarmak amacıyla Mushaf'a elini vurabilir.
2. Mushaf, kendisinden ayrı
olmalıdır. Mesela bir kese içinde veya çanta içinde veya kağıda veyahut mendile
sanlı olursa abdestsiz olarak dokunabilir ve taşıyabilir. Ama kendisine bitişik
cildi içinde veyahutta satımı esnasında ayrıca bir pazarlığa tabi olmadan
kendisiyle birlikte satılan bir kabın içinde bulunursa abdestsiz olarak
dokunulamaz ve taşınamaz. Ayrı bir pazarlığa tabi olmadan kendisiyle birlikte
satılan bu kap ayrı da olsa “Müftabih” görüşe göre hüküm değişmez.
3. Buluğ çağma gelmemiş
çocuk, öğrenmek amacıyla abdestsiz olarak Mushaf'a dokunabilir. Bunda,
zorlukların giderilmesi prensibi gözönünde tutulmuştur. Ama buluğa ermiş bir
insan veya hayız halini geçirmekte olan bir kadın, öğretici de olsa öğrenci de
olsa Mushaf'a dokunamaz.
4. Mushaf'a dokunacak
şahsın müslüman olması gerekir. Müslüman birinin gücü yettiği takdirde “gayr-i
müslim” bir şahsın Mushaf'a dokunmasına fırsat ve imkan vermesi helal olmaz.
İmam Muhammed, gusül yaptıktan sonra “gayr-i müslim”in Mushaf'a dokunmasının
caiz olduğunu söylemiştir. Gayr-i müslim'e Kur'anı muhafaza ettirmek,
yukarıdaki şartlara uygun olduğu takdirde caiz olur. Zira abdest alıp da
temizlenmeyen birinin, vücudundaki organlardan herhangi biriyle Mushaf'a
dokunması helal değildir.
Kur'an-ı Kerim'i ezberden
okumak, abdestsiz olarak da caizdir. Cünüp kimselerin ve hayızlı kadınların
ezber de olsa okumaları haramdır. Kur'an-ı Kerim'i ezberden okuyacak birinin,
abdestsiz ise abdest alması müstehabtır. Şunu da hatırlatmakta yarar vardır
kanısındayım: Kur'an-ı Kerim tefsirlerine abdestsiz olarak dokunmak mekruhtur.
Fakat hadis ve fıkıhla alakalı diğer kitaplara abdestsiz olarak dokunmak,
ruhsat kabilinden'caizdir.
Şafiiler: Mushaf'ın tümüne veya bir
kısmına abdestsiz olarak dokunmak veya taşımak bazı şartlara bağlı olarak caiz
olur demişlerdir. Şöyle ki:
1. Mushaf'ı korumak
amacıyla dokunacak veya taşıyabilecektir.
2. Mushaf'taki ayetler
dirhem, cüneyh veya diğer paralar üzerinde yazılı ise abdestsiz olarak bunlara
dokunulabilecektir.
3. Mushaf'taki ayetlerin
bazısı delil olarak ilim kitaplarında yazılı olursa abdestsiz olarak bu
kitaplara dokunabilir. Bu kitaplardaki ayetler az da olsa çok da olsa aynı
hükme tabidir.
Tefsir kitaplarına gelince
bunlara abdestsiz olarak dokunmak, tefsirin Kur'andan fazla olması halinde
caizdir. Eğer Kur'an, tefsirden fazla ise abdestsiz olarak dokunulamaz.
4. Kur'an ayetleri bir
elbise üzerinde yazılı olursa, abdestsiz olarak bu elbiseye dokunulabilir. Ve
bu elbise taşınabilir. Kabe örtüsü de bunun gibidir.
5. Öğrenmek amacıyla
çocuğun Mushaf'a abdestsiz olarak dokunması veya Mushaf'ı taşıması caizdir.
Velisi dokunma veya taşıma işinde bu durumdaki çocuğa destek de olabilir. Ardı
sıra çocuğu korumakta olsa bile yine bu durumdaki çocuğun Mushaf'a dokunup onu
taşıması caizdir.
Bu beş şarttan biri ihlal
edilecek olursa Mushaf'a dokunmak caiz olmaz. Bu durumda Mushaf'tan bir tek ayet
de olsa yine caiz değildir. Mushaf, cüzlerin muhafaza sandığı gibi küçük bir
sandığa konulursa veya küçük bir rahlenin üzerine konulmuş olursa abdestsiz
birinin bu sandığa veya rahleye dokunması da caiz olmaz. Ama eğer büyük bir
sandığın içine veya büyük bir kesenin içine konulursa, Mushaf'ın hizasındaki
kısım dışında bu sandığa veya keseye dokunmak caiz olur. Mushaf'ın cildi kopar
da içinde Mushaf'tan bir parça kalmazsa, bu cild başka bir kitaba takılmadıkça
abdestsiz olarak dokunulamaz. Fakat koptuğu Mushaf'a ait olduğu sürece
abdestsiz olarak dokunulması haramdır. Bu durumlarda Mushaf'a dokunmak haram
olduğu gibi, üzerinde Kur'an ayeti yazılı levhalara dokunmak da haramdır.
Abdestsiz birinin bir parçasına da olsa, üzerindeki Kur'an ayeti silinmiş de
olsa dokunması haramdır. Şunu da bilmek gerekir ki: Mükellef birisi, abdestsiz
de olsa elini üzerine dokundurmaması şartıyla Ievha ve benzeri şeylere Kur'an ayetlerini
yazabilir.
Şu hususu hatırlatmakta da
fayda vardır ki: Mushaf'ı Şerif sandık, elbise ve benzeri ev eşyalarının içine
konulmuşsa bunları da abdestsiz olarak taşımak haramdır. Ancak maksat, sadece
bu eşyaları taşımaksa bu helaldir. Yok, ama bunlarla beraber Mushaf'ı da
taşımak kastedilmişse veya maksat, sadece Mushaf'ı taşımaksa bu helal olmaz.
Son Güncelleme : 10.01.2008 - 05:40
|