| Yazan: Mustafa Refik,
Tarih: 21.07.2007 - 10:40
|
Okunma Sayısı : 887 |
Bil ki; Abdestin ve guslün vacipleri yoktur. Abdestin sünnetlerine gelince: 1) Niyet: Zira nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) “Ameller niyetlere göredir” buyurmuştur. (Bunu Buhari ve Müslim vd. rivayet etmişlerdir) Niyet bir şeyi yapmaya kalbin azim ve irade etmesidir. Kalbten niyet etmeden, yalnız dil ile niyeti söylemek kâfi değildir. Zira Niyetin yeri ancak kalbtir. Niyetin vakti yüzün yıkandığı zamandır. Zira abdest yüz yıkanırken başlamaktadır abdestin ilk rüknü yüzü yıkamaktır. Abdest ve namaz için hassaten niyeti telaffuz etmeye gelince bu bid’attir. Zira Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem)’in ne de ashabın böyle yaptığına dair herhangi bir delil yoktur. Niyetin yeri kalbtir. “Niyet ettim abdest almaya veya niyet ettim namaz kılmaya…” diye söylemeye lüzum yoktur. Bu sebepten doğrusunu kalben bilen kimsenin telaffuzdaki yanlışına itibar olunmaz… Buna rağmen sen çoklarını hala ne diyeyim diye uğraşırlarken görürsün… 2) Tesmiye: Abdeste başlarken Allahu Teala'nın ismini zikretmek, yani besmele ile başlamak da abdestin sünnetlerindendir. Zira Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem): “Besmele çekmiyenin abdesti yoktur” buyurmuştur. (Bunu Ebu Davud, Tirmizi, İbn Mace, Darimi ve İmam Ahmed rivayet etmişlerdir) Bundan murad abdestinin sevabı/kemali yoktur demektir. Çıplak bir halde iken veya pis bir mahalde (tuvalet vs.) besmele çekilmez. Böyle hallerde her türlü zikir ve manasında olan fiiller memnudur. 3) Bileklere kadar elleri yıkamak: Evvela bileklere kadar elleri yıkamak da sünnettir. Zira Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem): “Sizden biri uykudan uyandığı zaman, elini üç defa yıkamadan kaba daldırmasın. Zira (Uykuda) elinin, nerede ne yaptığını bilemez” buyurmuştur. (Bunu Buhari, Muslim ve diğerleri rivayet etmişlerdir) Elleri, dirseklere kadar (dirsekler de dahil) yıkamak farzdır. Fakat önce bileklere kadar yıkamak, tertib olarak sünnettir. Ayrıca temizlik el ile yapıldığı için, temizlikte, önce elden başlamak daha uygundur. Abdest almaya başlamadan önce yıkanması sünnet olan, elin parmak uçlarından bileğe kadar olan kısmıdır. Eğer mükellefin elinde necaset varsa o takdirde ellerini önce yıkaması farz olur, aksi halde necaset diğer abdest azalarına da bulaşır… 4) Sivak: Misvak kullanmak da sünnettir. Nitekim Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): “Eğer ümmetime eziyet edeceğimden korkmasaydım her namazdan evvel misvak tutunmalarını emrederdim” buyurmuştur. (Hadisi muttefekun aleyhtir) Misvağın kalınlığı küçük parmak kalınlığında, uzunluğu ise bir karış uzunluğunda olmalıdır. Dişleri parmakla yıkamak, misvak yerini tutmaz. Ancak misvak bulunmazsa sağ elin bir parmağı ile dişler temizlenebilir. Bunun sünnet yerine geçeceği de Hidaye sahibi tarafından naklolunmuştur ve o Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’in böyle yaptığını söylemiştir. Nasb’ur Raye’de bu rivayetin garib olduğu beyan edilmiştir. 5) Mazmaza: Yani ağza üç defa su vermek de sünnettir. Bunun sınırı; suyun ağızın tamamını kaplamasıdır. Zira Rasulullah her abdest alışında bunu yapardı. (Bunu Buhari ve Muslim ve diğerleri rivayet etmişlerdir) Ayrıca her seferinde suyu yenilemek de sünnettir. 6) İstinşak: Yani burna üç defa su vermek de sünnettir. Zira Rasulullah her abdest alışında böyle yapmıştır. (Bu husustaki rivayetleri eimme-i sitte kitablarında rivayet etmişlerdir) İştinşak'ın sınırı; suyun genize ulaşmasıdır. 7) Kulakları Mesh: Abdest alan kimse; başını meshettiği su ile, kulaklarının ön ve arka tarafını mesheder. Zira Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem): “Kulaklar baştandır” buyurmuştur. (Bunu Ebu Davud, Tirmizi ve İbn Mace rivayet etmişlerdir) Ayrıca İbn Abbas’ın rivayet ettiğine göre Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): önce başını, sonra da kulaklarının içini ve dışını meshetmiştir. (Bunu Tirmizi rivayet etmiş Hasen demiştir) Başka bir rivayette de Hz. Peygamber'in başını meshettikten sonra şehadet parmağı ile kulaklarının iç kısımlarını, baş parmağı ile de dış kısımlarını meshetmiş olduğu nakledilmiştir. (Bunu Nesai rivayet etmiştir) Ancak başını meshettikten sonra elinde bulunan ıslaklıkla değil de, başka taze bir su ile kulakları meshetmek daha güzel olur. Zira Abdullah b. Zeyd “Hz. Peygamber'in abdest alırken kulakları için yeni bir su aldığını gördüm” demiştir. (Bunu Hakim rivayet etmiştir ve Zehebi Sahihtir demiştir) 8) Teslis: Yıkanması farz olan, yüz, eller ve ayaklar gibi uzuvları üç'er defa yıkamak sünnettir. Nitekim Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem): “Bu benim ve benden önceki peygamberlerin abdestidir. Kim ki bundan fazla veya eksik yaparsa, ya sının aşmış, ya da kendine yazık etmiş olur” buyurmuştur. (Bunu ) Bu uzuvlardan birini yıkamaya başlayınca ilk yıkama farzdır. Diğer iki yıkama ise sünnet-i müekkede'dir. Abdest alırken, yıkanmakta olan uzva su ulaşır ve ondan damla damla dökülüp akarsa, yıkanmanın tamam olduğu kat'i olarak anlaşılır. 9) Tahlil: Sakal ve parmak aralarını hilallemek de sünnettir. Sakal hilallenir zira Cebrail (aleyhisselam) Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem)’e abdest esnasında sakalını hilallemesini söylemiştir. (Bunu İbn Ebi Şeybe rivayet etmiştir) Bu hususla alaklı olarak da Enes b. Malik (radiyallahu anh): “Hz. Peygamber abdest aldığı zaman bir avuç su alır, çenesinin altına serperek sakalını parmaklarıyla karıştırır ve 'Rabbim bana böyle yapmamı emretti' derdi” demiştir. (Bunu Ebu Davud rivayet etmiştir) Parmaklar hususunda da Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem): “Parmaklarınızın arasını ovuşturun, kî Cehennem ateşî aralarına girmesin” buyurmuştur. (Bunu Darekutni rivayet etmiştir) Ayrıca kendisine abdesti soran birisine: “'Abdesti tam olarak al, parmaklarının arasını hilalle ve oruçlu değilsen burnunu bol su ile temizle” buyurmuştur. (Bunu Ebu Davud ve Tirmizi rivayet etmiştir) ve yine Mustevrid (radiyallahu anh): “Hz. Peygamber'in, abdest alırken ayak parmaklarını serçe parmağıyla karıştırdığını gördüm” demiştir. (Bunu da ibn Mace rivayet etmiştir) Sakalın hilallenme şekli: Parmaklar sakalın içine sokularak alt taraftan üst tarafa doğru hareket ettirilmesi şeklindedir. Ayak parmakları serçe parmağıyla eller de üst üste birbirine geçirilerek hilallenir. 10) Teyamün: Abdest almaya her uzuvda sağdan başlamak sünnettir. Zira Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem): “Allah, her şeyde, hatta ayakkabı giyme ve saç taramada bile sağdan başlamayı sever” buyurmuştur. (Bunu Kütüb-ü Sitte müelliflerinin tamamı rivayet etmişlerdir) 11) Tertib: Abdesti; ayet-i kerime'de beyan buyurulan sıraya riayet ederek almak da sünnettir. Yani önce elleri, sonra yüzü yıkamak, sonra da başa meshetmek ve en son olarak da ayakları yıkamaktır. İmam Şafii bunun için farzdır der. Ona göre Allah (azze ve celle) “Namaz kılmak istediğiniz zaman abdest alın” buyurmuştur. Namaz kılma isteğinin abdest almadan önce olması ise, sırayı gerektirir demiştir. Biz diyoruz ki: Âyette abdest uzuvları “vav” ile sıralanmıştır. “Vav” ise bütün lügatçilara göre mutlak cemi için olup ondan sıra anlaşılmamaktadır. Buna göre sıra abdest uzuvları arasında olmayıp sadece namaz kılma isteği ile abdest arasındadır. Abdestin sıfatı babında rivayet edilen hadisler de Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) hep bu tertib üzre abdest aldığından biz tertibin sünnet olduğuna hükmediyoruz. (Bu Buhari ve Muslim’de mevcuttur) 12) Kaplama Mesh: Abdest alan kimse; iki avucunu ve parmaklarını, başının ön kısmından başlayarak arka kısmına kadar, başın tamamını meshetmeyi devamlı olarak ve özürsüz bir şekilde terketmek günah olur. “” Kadın abdestte başını aynı erkekler gibi mesh eder. Başını saç diplerinin sonuna kadar tamamen ve kulaklarıyla beraber mesh eder. Sarkan saçlarını mesh etmesi gerekmez fakat mesh ederse bu da mustahabtır. En doğrsunu bilen Allah'dır... 13) Muvalât: uzuvları fasıla vermeden birbiri ardınca yıkamak demektir. Öyle ki mutedil bir havada ilk yıkanan uzuv, abdest tamamlanmadan önce kurumamalıdır.
Son Güncelleme : 10.08.2007 - 07:01
|