| Yazan: Mustafa Refik,
Tarih: 30.07.2007 - 08:27
|
Okunma Sayısı : 715 |
Allah peygamberleri vasıtasıyla onlara tâbi olan ümmetlerinden daha sonra gelecek kitap ve peygamberleri kabul ve tasdik etmeleri hakkında mîsak (söz) almıştır. Dolayısıyla peygamberler; tevhid akîdesini yerleştirme mücadelesinin birer ferdidir. Onlar birbirini kıskanıp inkâr eden değil; birbirini doğrulayan ve tasdik eden insanlardır. Sonuçta ortak bir Adâlet siyâseti geleneği gündeme girmiştir. Emir, nehiy ve terbiye gibi mânâlara gelen siyâset kelimesi "Sa'se" fiilinden masdardır. Siyâset; halkı dünya ve âhirette kurtulacakları yola irşad etmekle, onların salâh ve menfaatlerine çalışmaktır. Dolayısıyla bu anlamda; bütün peygamberler siyâsetle meşgul olmuşlardır. İslâm'ın temel düstûru: "Hak sahibi, daima kuvvetlidir" düsturudur.
Son Güncelleme : 30.07.2007 - 08:27
|
|
|
Okuyucu yorumları  |
|
Ortalama Üye Değerlendirmesi
(0 Oylama)
|
|
Yorumunuzu ekleyin
|