Üye Girişi
Close

Üye Girişi






Kayıp Şifre?
Hesabınız yokmu? Kayıt olun

Bölümler

Altın ve Gümüşün Zekatı E-Posta
 

Yazan: Mustafa Refik, Tarih: 14.11.2007 - 23:47

Okunma Sayısı : 984

İslâm'ın geldiği devrede Arabistan'da aynî mubâdele yanında nakit de biliniyor ve mübâdele vâsıtası olarak kullanılıyordu; ancak burada nakitten maksad daha ziyâde Bizans'tan gelen altın para (dinar) ile İran'dan gelen gümüş para (dirhem)'dır. Piyasada bulunan dirhemler birbirine eşit olmadığı için, Araplar dirhemi sayı ile değil, tartı ile mubâdele ederlerdi; ticaret merkezi olan Mekke'de kabul edilmiş rıtıl (12 okıyye), okıyye (40 dirhem) neşş (20 dirhem), nevât (5 dirhem) gibi ağırlık ölçüleri vardı.

Altın ve gümüş, para külçe, erkek zînet eşyası, ev eşyası vb. zekâta tâbidir.

Altın, gümüş ve para, işletilmese dahi bizzat, nemâlı sayılarak zekâta tâbi kılınmış ve böylece âtıl sermaye problemine de çözüm getirilmiştir. Zekât, arazînin değeri üzerinden değil, mahsûlünden alınırken; nakdin, sermayenin ve ticarî malın tamamından alındığı için, birincisinde onda ve yirmide bir şeklinde yüksek, ikincisinde kırkta bir şeklinde düşük tutulmuştur. Mubâdelede daha ziyade dirhem (gümüş para) kullanıldığı için nisâb ve zekât miktarı ile ilgili açıklamalarda daha çok gümüş geçmektedir.

Her iki yüz dirhem gümüş için beş dirhem zekât vermek farzdır. Aynı şekilde her yirmi miskal altın için de, yarım miskal zekât gerekir. Bunların sikkeli olup-olmaması, ticari niyetle veya zînet kasdıyla bulundurulup, bulundurulmaması durumu değiştirmez. Her halûkârda zekâtlarını vermek farzdır. Arkeolojik bulgulardan faydalananlar dünyanın meşhur müzelerinde bulunan en eski İslâm devri dinârlarını tartmış, bunların 4,25 gram geldiğini tesbit etmişlerdir. Dirhem ile dinâr arasındaki ona-yedilik nisbet (on dirhem-yedi dinâr) ancak Mekke miskalinin resmî dinâra eşit olmasıyla mümkün olduğuna göre bir dirhem gümüş de 2,975 gram olmakta, böylece altının nisâbı 20X4,25=85; gümüşün nisâbı ise 200X2,975=595 gramdır neticesine varılmaktadır.

Dolayısıyla bu nisaba malik olan mükellef, üzerinden bir yıl geçince zekâtını vermek durumundadır. Mükellef, nisab miktarından fazla olan altın ve gümüşünün üzerinden bir yıl geçer-geçmez derhal zekâtını edâ etmek durumundadır. Çünkü bu bir ibadettir.

Altın ve gümüşün zekâtları, itibarî kıymetlerine göre değil, vezinlerine (ağırlıklarına) göre verilir. Ancak mükellef malın zekâtını, kendi cinsinden değil de, başka birşeyle (meselâ para ile) verecek olursa, bu durumda kıymetine itibar edilir. Nisabı tesbit noktasında da; kıymetleri değil, ağırlıkları icmaen esastır. Dirhemlerde (Madeni paralarda) gümüş miktarı katkı maddelerinden fazla ise, gümüş hükmündedir. Altında da durum aynıdır. Katkı maddeleri altın ve gümüşten fazla ise bunlar ticaret malı hükmündedir. Ticâret mallarının kıymeti, altın ve gümüş üzerine ilâve edilir. Altın ve gümüşten yapılmış, tabak, kaşık, çatal ve bunun gibi ev eşyaları da zekâta tabidir. Çünkü bu iki maden, hılki olarak nâmî (üreyici, değeri artıcı) hükmündedir. Üzerinden bir yıl geçince, zekâtları edâ edilir.

Günümüzde altın ve gümüş para olarak kullanılmamaktadır, ticarî eşya ve resmî paranın nisâbı neye göre hesaplanacaktır, dersen. Bil ki değer olarak Altın gümüşe nisbetle daha az değişmiştir. Bu sebeple Paralarda ve Ticari mallarda altın hesab edilir. Buna göre 85 gram altın karşılığı parası olan, diğer şartları da taşıyorsa zekât mükellefi sayılacaktır.

Bazıları fukarânın lehine olmak üzere hesabı gümüşe göre yapmayı ileri sürerler ancak "bu mâdenin zamanımızda altına göre çok değer kaybetmiş bulunduğunu, gümüşe göre nisâba mâlik olan kimseler zengin sayılırsa zekât alamayacakları, üstelik ödeyecekleri için mütazarrır olacakları açıktır. Onlar bu hususu düşünemediler.

Anormal şartlarda altın fiyatında da önemli düşüş veya yükselişler olabileceğini düşünerek hem nass, hem de icmâ ile sâbit olan 40 koyun ve 5 deve de nisâb ölçüsü olarak kullanılabilir veya bütün nisâb miktarlarının ortalama değerleri de alınabilir. Ben derim ki; Paranın ve ticarî eşyanın nisâbını tesbit ederken normal şartlarda altının esas alınması, iktisadî bakımdan normal sayılmayan durumlarda ortalama yoluna gidilmesi günümüzde zekât mükellefiyeti için İslâm'ın şart koştuğu zenginlik seviyesini tesbitte en uygun yol olsa gerektir.

Son Güncelleme : 14.11.2007 - 23:47

   
Bu Makaleyi web sitenize alıntılayın
Derlemeye Ekle
Yazdır
E-mail olarak gönder
Benzer Konular

Okuyucu yorumları  RSS feed Yorum
 

Ortalama Üye Değerlendirmesi

   (0 Oylama)

 


Yorumunuzu ekleyin
Sadece kayıtlı üyeler bir konuyu yorumlayabilir. Lütfen üye olun veya giriş yapın.

Gönderilen yeni yorum yok



mXcomment 1.0.6 © 2007-2012 - visualclinic.fr
License Creative Commons - Some rights reserved
Sonraki >
Kapa