| Yazan: Mustafa Refik,
Tarih: 18.11.2007 - 19:07
|
Okunma Sayısı : 840 |
Ana
babaya itaat farzdır. Günah işlemekte veya farzlardan birisini
terketmekte; anne ve babaya itaat olunmaz. İtaat ancak mübah olan
emirlerde geçerlidir.
Bir kimse üzerine; fakir oldukları müddetçe, gayr-i müslim bile olsalar, anne ve babasına nafaka vermesi vacip olur.
1)
Anne ve babaya "öf" bile denmez. Buradaki "öf" kelimesinden maksad;
kızgınlık ve hoşlanmamayı açığa vurmaktır. Mırın-kırın edip,
homurdanmak da aynı mahiyettedir.
2) Onlar azarlanmaz. "Sen bilmiyorsun, sus, konuşma gibi kalblerini kıracak cümleler kullanılmaz.
3)
Onlara güzel ve tatlı söz söylenir. Ta'zim ve hürmet ifade eden
"anneciğim, babacığım, ne emredersiniz gibi" güzel sözler
söylenmelidir.
4) Onlara merhametle muamele edilir.
5) Anne ve babaya hayır dua edilmelidir.
Şurası
muhakkaktır ki; anne babanın hakkını ödemek göründüğü kadar kolay
değildir. Özellikle annenin hakkı hiçbir zaman ödenemez.
Bir
kimse anne ve babasının şeran günah olan, örfte ayıp ve ar (utanma
sebebi) olan bir fiili işlediklerini gördüğünde onlara bir defa bu fena
fiili bırakmalarını emreder, kabul ederlerse ne ala!.. Hoş görmezlerse
sükût edip bir daha emretmez, fakat onlar için dua ve istiğfar eder.
Dolayısıyla anne ve babayı ("Emr-i Bi'l Ma'ruf, Nehyi Ani'l Münker"
yapıyoruz gerekçesiyle) evladların sürekli ikaz etmeleri câiz değildir.
Meseleyi bir defa ve çok tatlı bir üslubla anlatmak mümkündür. Bunun da
zamanı çok iyi tayin edilmelidir.
Son Güncelleme : 18.11.2007 - 19:07
|