| Yazan: Mustafa Refik,
Tarih: 22.10.2007 - 06:02
|
Okunma Sayısı : 356 |
Günümüzde
çokça rastladığımız Renk, Ağaç, sayı, Kahve, Çiçek, İsim ve El fallarının
arrafflık veya kahinlikle alakası yoktur belki bunlara Fe’l yani tefeul
diyebiliriz. Bu Hasta
olan bir kimsenin; "ya sâlim" ! diye bağıran birinin sesini duyması
veya yitiğini arayan birinin; "ya vâcid! " diye seslenen birinin
sesini duyunca, "bununla tefe'ül ediyorum" deyip, hastalıktan
kurtulmayı umması ve yitiğini bulacağını ümid etmesidir. Yani bu sesleri veya
sözleri veya alametleri hayra yorarak, neticenin bu şekilde olmasını beklemektir,
denilebilir. Tabii işin itikadi boyutu böyledir kahve fincanına bakıp gaybı
görebildiğini iddia edenin durumu bu söylediklerimizden ayrıdır. Her halukarda
bu saydıklarımız da hoş davranışlar değildirler.
Bunlarla alakalı gaybı bilme iddiasına gelince: Günümüzde
maalesef çok bidat ve hurafeler almış başını yürümüştür. Avuç içini okumak,
fincan falına bakmak, iz okumak, kader ve talih okumak, kum ve boncuk falına
bakarak gelecekten haber vermek gibi şeyler bunlardandır. Bu tür şeyler
bunlara inananların saflık ve ahmaklığına, bunları yaparak menfaat temin
edenlerin de düzenbazlık ve sahtekarlığına delalet eder. Bunlar akıl ve dinin
onayladığı şeylerden değildir. Gayb, gizli bir durumdur, onu sadece Allah Teâlâ
bilir.
Yıldız
falcılığı (astroloji) yoluyla geleceği bildiğini iddia etmek veya çeşitli
yollarla gelecekten haber verme iddiasında bulunmak İslâm'ın haram kıldığı bir
iştir ve Hz. Peygamber'in yasakladığı kahinlik faaliyetlerinden bir
faaliyettir. Sihir ise haramdır. Hz. Peygamber bir hadis-i şerifte ise şöyle buyurmuştur:
Kim, kâhine veya falcıya
gider de onun söylediklerini tasdik ederse Muhammed'e indirileni inkar etmiş
olur.
Son Güncelleme : 06.04.2008 - 01:31
|
|
|