| Yazan: Mustafa Refik,
Tarih: 25.07.2007 - 21:16
|
Okunma Sayısı : 999 |
Bir kimseyi imama uymaktan şu üç durum men eder: 1) İmam ile muktedi arasında; yük taşıyan hayvanların ve arabaların geçtiği umuma ait geniş bir yolun bulunmasıdır. Bu hüküm yola bitişik safların bulunmaması halinde geçerlidir. Eğer saflar o yolu tamamen kaplamışsa iktidaya mani olmaz. 2) Kendisinden geçmek; ancak kayık veya başka bir vasıta ile mümkün olan, nehir ve ırmaklar iktidaya mani olurlar. 3) Kadınlardan meydana gelmiş olan tam bir saf; imama iktidaya manidir. Bu üç hususta kat'i bir ittifak vardır. 4) Bunların dışında; sahrada namaz kılarken imam ile muktedi arasında aşırı derecede geniş bir boşluk bulunursa bu iktidaya manidir Bir mescidin mahfeli üzerinde namaz kılan musallinin; o mescidin sahnında boş yer bulunursa, namazı mekruh olur. Eğer sahnında boşluk yoksa mekruh olmaz. Bir kimse; mescidin damında imama iktida etmiş olsa; eğer o mescidin dama açılan bir kapısı varsa ve imamın halinden de şüpheye düşülmüyorsa, o kimsenin iktidası sahih olur. Eğer imamın hali şüpheli olursa, sahih olmaz. Televizyon ve radyo gibi cihazlar vasıtasıyla imama uyması: Caiz değildir. Bunda farz ile nafile namaz eşittir. İmamın kıraatini ve tekbirini işitse bile caiz değildir.
Son Güncelleme : 25.07.2007 - 21:16
|