| Yazan: Mustafa Refik,
Tarih: 25.07.2007 - 21:22
|
Okunma Sayısı : 760 |
Namazı edâ ederken abdesti bozulan kimse; namazdan ayrılır. Eğer o kimse imamet görevinde ise yerine birisini geçirir, abdest alır ve namaza kaldığı yerden başlar. Buna bina denir ve bina'nın sahih olabilmesi için bazı şartlar vardır. Bunlar: 1) Bina'nın caiz olması için; mükellefin bu hadeste ve hades'in meydana geliş sebebinde kendi isteğinin bulunmaması şarttır. Eğer kasıd mevcud ise, namazı ifsad olmuştur. Ayrıca abdestin bozulma şekli guslü gerektirmemelidir. Yani şehvetle meni inerse, velev ki kasdı olmasa da namazı bina edemez. Yeniden kılar. 2) Kendi iradesinin dışında abdesti bozulan mükellefin; namazdan ayrıldıktan sonra namaza mani olan bir harekette bulunmaması esastır. Mesela; konuşma, gülme, yeme-içme, kadının abdest için ayağını açması ve bunun gibi. 3) İlk abdesti bozulan mükellefin; alacağı ikinci abdestin bozulmasını gerektiren bir halin bulunmaması şarttır: Mesela: Teyemmüm ederek namaza duran bir kimsenin abdesti bozulduğunda, ikinci abdest için namazdan ayrılır. Ancak bu sırada suyu bulursa, namazını bina edemez. Özürlü olan kadın da, namazdan ayrıldıktan sonra özürü biterse, bina edemez. Bina bir ruhsattır ancak namazı yeniden edâ etmek daha efdaldir. Zira bu sayede ihtilaf şüphesi ortadan kalkar. Namazı edâ ederken; imamet görevinde bulunan kimseden hades vaki olursa, yerine birisini geçirir. Buna "İstihlaf" denir. İstihlaf: "Namazı edâ ederken imamın, herhangi bir sebebten dolayı, kendi yerine başka birisini geçirmesidir" Namazı bina etmenin caiz olduğu her durumda; imamın da yerine bir başkasını geçirmesi caizdir. Eğer kendisinde hades vaki olan imam; yerine birisini geçirmez, cemaatte bu işi yapmazsa, imamın mescidden çıkması durumunda cemaatin namazı ifsad olur. Hades'in vaki olmasından sonra oyalanmamak esastır. Hades'in vukuundan sonra, bir rükün edâ edecek kadar oyalanmak binayı men eder.
Son Güncelleme : 25.07.2007 - 21:22
|