Üye Girişi
Close

Üye Girişi






Kayıp Şifre?
Hesabınız yokmu? Kayıt olun

Bölümler

Ölünün Kefenlenmesi E-Posta
 

Yazan: Mustafa Refik, Tarih: 26.07.2007 - 01:39

Okunma Sayısı : 2080


Erkek için kefenin sünnet olan miktarı; İz'ar, kâmis ve lifâfedir. İz'ar ile lifâfeden her biri; baştan ayağa varıncaya kadardır. Kamis ise ölünün iki omuzundan, iki ayaklarına varıncaya kadar olan örtüdür. Yakasız, cepsiz ve kolsuz olur ve etrafı ölünün üzerine dürülmez. Sarık dolamak da müstahsendir.

Kadın için sünnet olan kefen; gömlek üzerine giydiği libastır, İz'ar, lifafe, hımar yani baş örtüsü ve göğüslerini bağlamak için "hırka" olmak üzere beş parçadır. Esâsen kadınlar hayatta iken de, ancak onlarla dışarı çıkabilirler. Ölümünde de aynısı esas alınır. Zarurî durumlarda; kadın için kâfi gelen kefen miktarı ise; İz'ar, lifafe ve hımardır. Çok zaruri bir hal olmadıkça; kadının kefenini iki parçaya, erkeğin kefenini de tek parçaya indirmek tahrîmen mekruhtur. Büluğ çağına yaklaşmış erkek çocuk; kefen hususunda "Erkek" gibidir, yine büluğ çağına yaklaşmış kız çocuğuna da kefende "Kadın" muamelesi esas alınır. Hem erkeklik, hem kadınlığı olan "Hünsa" ise itiyâden kadın gibi kefenlenir.

Erkek şöyle kefenlenir: Önce lifafe serilir, onun üstüne de "İz'ar" serilir. Ölü İz'ar'ın üstüne konur ve kendisine kamîs yani gömlek giydirilir. Başına, sakalına ve vücudunun her yerine güzel koku sürülür. Alnına, burnuna, ellerine, dizlerine ve ayaklarına "Kafur" konur. Sonra İz'ar'ın sol tarafı ölünün üzerine konur, sonra sağ tarafı. Lifafede aynen iz'ar gibi yapılır. Eğer kefenin açılmasından endişe edilirse, bir şeyle bağlanır.

Kadının kefenlenmesi şu şekildedir: Erkeklerde olduğu gibi lifafe ve iz'ar serilir. Sonra meyyit iz'ar üzerine konur. Önce Dır'ı yani gömlek üzerine giydiği elbise giydirilir. Saçı uzun ise iki kısım yapılarak göğsünün üzerine konur. Sonra da "Hımar" güzelce bağlanır. Daha sonra; tıpkı erkeklerde olduğu gibi iz'ar ve lifafe kapatılır. Bu işlem bittikten sonra hırka ki hırkanın genişliği göğüsten, kalçalara kadar olmalıdır sımsıkı bağlanır.

Kefenler ölüye sarılmadan önce; bir, üç, beş veya yedi defa buhurlanır. Ancak yedi defâdan fazla buhurlanmaz. Ölü ise üç defa buhurlanır.

Önce; Ruhu çıktığı zaman, İkincisi; Yıkanırken, Üçüncüsü de kefenlenirken.

Herhangi bir malı olmayan meyyitin kefeni; hayatında nafakası kimin üzerine vâcib ise, o kimse tarafından karşılanır. Eğer meyyi'tin; nafakası üzerine vacib olan herhangi bir kimsesi yoksa kefeni; "Ulû'lemr" üzerine vâcib olacağı için, Beytülmal'den temin edilir. "Ulû'lemr de mevcud değilse; o ölünün kefeni müslümanlardan istenir!.. Bu da mümkün olmazsa; cenaze yıkanıp üzeri otla örtülerek defnedilir ve cenaze namazı mezarın üzerinde kılınır.


Son Güncelleme : 26.07.2007 - 01:39

   
Bu Makaleyi web sitenize alıntılayın
Derlemeye Ekle
Yazdır
E-mail olarak gönder
Benzer Konular

Okuyucu yorumları  RSS feed Yorum
 

Ortalama Üye Değerlendirmesi

   (0 Oylama)

 


Yorumunuzu ekleyin
Sadece kayıtlı üyeler bir konuyu yorumlayabilir. Lütfen üye olun veya giriş yapın.

Gönderilen yeni yorum yok



mXcomment 1.0.6 © 2007-2012 - visualclinic.fr
License Creative Commons - Some rights reserved
Sonraki >
Kapa