Üye Girişi
Close

Üye Girişi






Kayıp Şifre?
Hesabınız yokmu? Kayıt olun

Bölümler

Tavaf Say ve Şeytan Taşlama Esnasındaki Cinayetler E-Posta
 

Yazan: Mustafa Refik, Tarih: 28.07.2007 - 23:12

Okunma Sayısı : 1027


Farz olan ziyaret tavafını abdestsiz olarak edâ eden kimseye bir dem (koyun veya keçi), cünüb olarak yapan kimseye ise bir bedene (Deve veya sığır) kesmesi vacib olur. Tavafın ekserisini cünüp olarak edâ eden kimse için de hüküm aynıdır. Zira birşeyin ekserisi, onun tamamı hükmünde olur. Efdal olan Mekke'de olduğu zaman, ziyaret tavafını iade etmesidir. Ziyaret tavafını abdestsiz olarak edâ etmiş olan mükellefin bunu iade etmesi mendub, cünüb olarak edâ etmiş olan kimsenin iade etmesi vacip olduğudur.

İster farz olsun, ister sünnet olsun her türlü tavafta "Taharet" şartı aranır. Sünnet olan kudûm tavafını, abdestsiz olarak edâ eden mükellef üzerine bir sadaka vacip olur. Eğer cünüb olarak kudûm tavafı yaparsa, bir kurban kesmesi gerekir. Mekke'de bulunduğu süre içerisinde, bunları iade ederse, hem kurban, hem de sadaka'dan kurtulur. "Veda" tavafında da durum farlı değildir. Vedâ tavafının tamamını veya ekserisini cünüb olarak yapan kimseye kurban vacip olur. Eğer ehline dönmüş ise, cezâ olarak bir koyun gönderir. Bu mükellef eğer henüz Mekke'den çıkmamışsa tavafı iade eder ve üzerindeki kurban cezası sakıt olur. Tehir etmiş olmasından dolayı bi'l-ittifak herhangi birşey gerekmez. Vedâ tavafının tamamını veya şavtlarının ekserisini terk etmiş olan kimsenin, bir koyun kurban etmesi vacip olur. Şayet veda tavafının üç şavtını terk etmiş (Dört şavtını edâ etmiş) olursa, terkettiği her şavt için yarım sa' buğdayı (Yaklaşık 1,667 kg.) fakirlere tasadduk etmesi gerekir.

Malûm olduğu üzere "Ziyaret tavafı" farzdır. Dolasıyla Hacc ibadetini edâ eden mükellef; "Ziyaret Tavafı'nı" yapmadan ihramdan çıkamaz. Kudûm tavafı "sünnet", Vedâ tavafı (Sader) "Vacip'tir". Mükellef Mekke'de olduğu süre içerisinde; tam bir taharet, huşû ve ihlâsla bu amelleri edâ etmek durumundadır. Sadece Mikat'tan ihrama girip; doğrudan doğruya Arafat'a geçen (Mekke'ye uğramadan) mükellefin üzerinden kudûm tavafı sakıt olur.

Safa ile Merve arasındaki sa'yi terkeden mükellef üzerine bir kurban (Koyun) kesmek vacip olur. Safa ile Merve arasında sa'y etmek haccın rüknü değildir. Terkeden ve kurban kesenin hacc ameli ise tamamdır. Zira "Sa'y" ameli bizim katımızda vaciptir. Safa ile Merve arasında sa'y etmek için "Taharet" şartı da aranmaz. Hayızlı, nifaslı ve cünüb olarak yapılan sa'y ameli de sahihtir. Kezâ ihramdan çıktıktan sonra sa'y edilmiş olsa bu da caizdir. Sa'y amelini, hacc aylarından sonra edâ etmek de sahihtir. Kadının hayız hali, tavaftan başka hiçbir menasiki menetmez.

Ramazan’da ve Hac’da hayzı geciktirici hapları kullanmak Sıhhi bir zarar vermemesi şartıyla mümkündür. Hap aldıktan sonra hayız olursa: Kadın, tabibe sorar, eğer hayız derse hayızdır. Şayet bunun hapların sebep olduğu akıntılar olduğunu söylerse hayız değildir.

Arafat'tan; Ulû'lemr'den (imam'dan) ve Güneşin batmasından önce ayrılan mükellef üzerine bir kurban vacip olur. Güneşin batmasından sonra "Ulû'lemr Arafat'tan, meşru bir sebeple ayrılmazsa, mükellefin yola çıkmasında bir beis yoktur. Ancak güneş batmadan önce ayrılırsa bir dem (Koyun) vacib olur. Güneş batmadan ayrılır ve yine güneş batmadan Arafat'a dönerek, Ulû'lemr ile birlikte tekrar ayrılırsa, kurban sâkıt olur. Arafat'tan ayrılmanın kişinin arzusuyla olması veya hayvanının (vasıtasının) onu alıp kaçması arasında fark yoktur. Müzdelife vakfesini terk eden mükellef üzerine de bir kurban vacip olur. Bir kimse Cemre'lerin tamamını terketse veya Akabe yahut diğer cemrelerden birine taş atmakla iktifa etse; bu kimsenin bir koyun kurban etmesi gerekir. Eğer azını terk ederse (Meselâ her cemre'ye beşer veya altışar taş atar, bunları yediye tamamlamazsa) her taş için yarım sa' buğdayı (Yaklaşık 1.667 kg.) sadaka olarak verir. Ancak bu sadakaların tamamının bedeli, bir kurban fiyatına ulaşırsa, muhayyerdir. İster sadaka verir, ister kurban keser. Müzdelife vakfesinden sonra; (Bayram'ın ilk günü) Akabe Cemresi'ni taşlamayı terk eden mükellefin üzerine bir kurban vacip olur.

Bir nüsûkü (Ameli), diğer bir nüsûk üzerine takdim eden kimsenin üzerine bir dem (Koyun) lâzım gelir. Her amelin zamanında ve tertibe uygun olarak edâ edilmesi şarttır.


Son Güncelleme : 28.07.2007 - 23:12

   
Bu Makaleyi web sitenize alıntılayın
Derlemeye Ekle
Yazdır
E-mail olarak gönder
Benzer Konular

Okuyucu yorumları  RSS feed Yorum
 

Ortalama Üye Değerlendirmesi

   (0 Oylama)

 


Yorumunuzu ekleyin
Sadece kayıtlı üyeler bir konuyu yorumlayabilir. Lütfen üye olun veya giriş yapın.

Gönderilen yeni yorum yok



mXcomment 1.0.6 © 2007-2012 - visualclinic.fr
License Creative Commons - Some rights reserved
< Önceki   Sonraki >
Kapa