| Yazan: Mustafa Refik,
Tarih: 28.07.2007 - 23:11
|
Okunma Sayısı : 1263 |
İhrama giren mükellef herhangi bir zaruret olmadan başını tıraş ederse, kendisine başka bir ceza değil, doğrudan doğruya kurban (dem; koyun veya keçi) vacip olur. Burada "Zarûret" kaydını hasseten zikretmemizin sebebi, ızdırar ve eziyyet halinde cezanın farklılaşmasındandır. Herhangi bir özrü bulunan kimsenin fidye verir ancak fidye hususunda da muhayyer dir. Dolayısıyla dilerse üç gün oruç tutar, dilerse kurban keser, dilerse altı fakire üç sa' (Yaklaşık 10 kg.) buğdayı sadaka olarak verir. Başının dört'te birini veya daha fazlasını tıraş etmesi halinde, kurban kesmesi gerekir. Dört'te birinden azını tıraş ederse sadaka vermesi icabeder. Eğer gayet az olursa cinayet tam manasıyla ortaya çıkmamıştır. Uzvun dört'te birini güzel koku ile kokulamak ise, buna benzemez. Çünkü o maksad değildir. Ayrıca sakalın bir kısmını tıraş etmek, başka toplumlarda âdet halindedir. Eğer boyunun tamamını tıraş ederse (ense tıraşı) üzerine bir kurban lâzım gelir. Çünkü ense; tıraş edilmesi esas olan uzuvlardan birisidir. İki koltuğunun altını veya onlardan birisini tıraş ederse yine üzerine bir kurban lâzım gelir. Zira eziyyeti defetme ve rahata kavuşma bakımından, buralarda bulunan kılları tıraş etmek gaye halindedir. Etek tıraşının hükmü de tıpkı buna benzemektedir. Hacamat yerini tıraş eden kimseye de, kurban vacip olur. Eğer bıyıktan bazı kıllar kesilmişse, kesilen miktar sakalın dört'te biri kadar varsa (bu muhrime), fakirlere yemek yedirmesi vacip olur. Bir azayı tıraş etmişse, sadaka vermesi icabeder. Buradaki azadan kasıt; uyluk, bacak ve koltuk gibi uzuvlardır. Baş ve sakal ise bunlardan hariçtir. İhramlı kimse başından, burnundan veya sakalından kıllar koparırsa, kılları sayar ve her bir kıl için, bir avuç buğdayı sadaka olarak verir. İhramlı olan kimse el ve ayak tırnaklarını keserse, bir kurban kesmesi vacip olur. Beş tırnaktan daha azını keserse, sadaka vermesi gerekir. Meşru bir sebeb ve zaruretten dolayı tıraş olan, elbise giyen, güzel koku sürünen veya tırnak kesen muhrim (ihramlı kimse) keffaretlerden dilediğini yapar. Eğer kurban kesmeyi arzu ederse, bunu "Harem" dahilinde keser. Eğer "Harem'in" haricinde keserse, kurban olarak caiz olmaz. Bu durumda etinin bedelini altı fakire vermesi icabeder. Ayrıca her fakire yarım sa' buğday (yaklaşık 1,667 kg.) vermek sûretiyle altı fakiri sevindirir. İhramlı olan kimse oruç'u seçerse; dilediği yerde üç gün oruç tutar. Bunları dilerse arka arkaya, dilerse ayrı ayrı tutar. Eğer sadaka vermeyi uygun bulursa, her fakire yarımşar sa' olmak üzere, altı fakire buğday verir ki, bu toplam üç sa' (Yaklaşık 10 kg.) eder. Bu sadakayı "Mekke'de mukim" olan fakirlere vermek efdaldir. Mekke'li olmayanlara vermek de caizdir.
Son Güncelleme : 28.07.2007 - 23:11
|
|
|