| Yazan: Mustafa Refik,
Tarih: 30.07.2007 - 09:33
|
Okunma Sayısı : 780 |
İslâm ûleması ticâri ve hukuki akidlerin yazılmasının "farz mı, yoksa müstehab mı" olduğu hususunda ihtilâf etmiştir. Unutma veya yanlış hatırlama soncu; ortaya çıkabilecek her türlü ihtilafı önleme bakımından, akidlerin yazılması müslümanlar için hayırlıdır. Bilindiği gibi günümüzde "Noter'den" tasdikli bilgiler, yazılı delil hükmündedir. Usûl-i fıkıh ûleması; yazıların birbirine benzetilebileceği veya üzerinde tahrifat yapılabileceğini esas alarak, yazılı belgenin mücerred olarak delil olmadığı üzerinde durmuşlardır. Ancak yazılı belge; iki adil şâhidle ispat edilirse, kat'i delil durumuna gelir. Ulû'lemr veya Kadı; İslâm fıkhını iyi bilen, salih ve takva sahibi bir kimseyi "Âdil kâtib" tayin edebilir. Dolayısıyla "Âdil kâtib'in"; fıkha uygun olarak düzenlediği akidler, kat'i delil hükmüne geçer. Yazılı beyyine olarak Kadı'ya sunulabilir.
Son Güncelleme : 30.07.2007 - 09:33
|
|
|
Okuyucu yorumları  |
|
Ortalama Üye Değerlendirmesi
(0 Oylama)
|
|
Yorumunuzu ekleyin
|