|
|
|
|
-
Varisler
( 21 konu )
-
Terikenin Taksimi
( 7 konu )
-
Miras
( 4 konu )
Her canlının; er veya geç ölümü
tadacağı sabittir. İnsan ölünce; geriye (az veya çok) Allah'ın kendisine ihsan
ettiği nimetleri bırakır. Bu noktada karşımıza: "Bu nimetler kimlere ve ne
şeklide teslim edilecektir? suali çıkar. Allahu Teala'nın kat'i nasslarla edâ
edilmesini emrettiği hususlardan birisi de; mirâs'ın hak sahiplerine
teslimidir.
"Mirâs, irs, verâset,
tevârüs, mûris, vâris" aynı kökten kelimeler olup masdarının lûgat manası;
geçmek, halef olmak ve intikâl etmektir. Mirâs'ın mahiyetini ve taksimini beyan
için kullanılan ıstılâhlardan birisi de "Ferâiz"dir. "Ferâiz
ilminin hedefi; Allahu Teala'nın tayin etmiş olduğu hakları, hak sahiplerine ulaştırmaktır.
Dolayısıyla buna mani olmak; hangi sebeble olursa olsun, kat'i bir zulümdür.
Eğer herhangi bir hak; sahibinin rızâsının dışında, başkasına verilirse
"Haram" gündeme girer. Ferâize göre taksim edilen mirâs helâl, hevâ
ve heveslere (şahsi kanaatlere) göre dağıtılan mirâs haramdır.
Günümüzde: "-Efendim, nasıl
olur da erkeğe, kadının iki katı mirâs verilir?" denilmekte, Halbuki
erkek; (hem kendisinin, hem karısının olmak üzere) iki kişinin nafakasını elde
etmek zorundadır. Evlenirken "Mehir" vermek sûretiyle, belli bir
yükün altına girmiştir. Annesinin, babasının ve çocuklarının nafakalarını da
temin etmek mecburiyetindedir. Kadın ise; evlenirken "Mehir" aldığı
gibi, nafakasını da kocasından temin eder. Mülkiyet hakkı bakidir. Eğer kocası;
kendi evinde (karısının) oturuyorsa, ondan kira talebinde bulunma hakkı vardır.
İslâm'ın hükümlerine, şahsi kanaat ve reylerle, karşı çıkılması mümkün
değildir.
|