| Yazan: Mustafa Refik,
Tarih: 01.11.2007 - 06:15
|
Okunma Sayısı : 608 |
Oruç
tutmaya gücü yetmeyen yani aciz olan kimselerin "Fidye" vermeleri
gerekir. Malûm olduğu üzere fidye; buğday, arpa, hurma ve üzüm gibi
yiyecek maddeleri esas alınarak hesaplanır ve her yıl miktarı değişir.
Asgari miktar; buğday'dan yarım sa' (1,667 kg. ), arpa, hurma ve
üzümden bir sa' (3,334 kg. )'dır. Bunların bizzat kendileri
verilebileceği gibi, bedelleri de verilebilir. Eğer açıklanan fidye
miktarı ile; bu amelin yerine gelmeyeceğine inanıyorsa, gönlünün arzu
ettiği kadar fazla verebilir. Bu onun için çok daha hayırlıdır.
Hastalık
veya yolculuk gibi bir özürle; Ramazan orucunu edâ edemeyen mükellefin
derhal fidye vermesi gerekmez. Zirâ acizlik durumunun ortadan kalkması
ve kaza etmesi ihtimali vardır. Ancak kaza edemediği halde; daha açık
bir ifade ile, kaza imkânı doğduğu, fakat ihmal ettiği durumlarda,
fidyeyi vasiyyet etmesi zaruridir. Eğer ölen kimse; "Oruç fidyesini"
vasiyyet etti ise, varisleri ölünün malından fidye verirler. Bu durumda
olan bir kimse; vasiyyet etmemiş olsa dâhi, varislerinin teberruda
bulunarak fidyeyi ödemeleri caizdir. Fark şudur: Vasiyyet ettiği
takdirde kadı; Fidye için varisleri zorlar. Ancak vasiyyet yoksa,
zorlayamaz.
Son Güncelleme : 01.11.2007 - 06:15
|
|
|
Okuyucu yorumları  |
|
Ortalama Üye Değerlendirmesi
(0 Oylama)
|
|
Yorumunuzu ekleyin
|