| Yazan: Mustafa Refik,
Tarih: 05.11.2007 - 06:46
|
Okunma Sayısı : 530 |
Rüşvet,
fâiz ve kumar ücretleri gibi hıyânet yollarından birisidir. Ve bu şekilde elde
edilen kazanç haramdır. Kur'ân-ı kerîmde meâlen: (Birbirinizin mallarını
aranızda bâtıl sebeplerle yemeyin!) [Bakara 188] buyrulur.
Kızın
babasının veya akrabâsının, kızı vermeye râzı olmaları için dâmattan
istedikleri para veya mal rüşvet olur. Ayakbastı parası almak da rüşvettir,
harâmdır. Malını, canını, hakkını kurtarmak için istemiyerek rüşvet vermek câiz
ise de, rüşvet istemek aslâ câiz değildir, harâmdır.
Lâyık
olmayan kişileri işe almak için rüşvet istemek, memleket idâresini ehliyetsiz
ellere terk etmek demektir. Bu da bir milletin yıkılmasına sebep olur.
Bir
öğretmenin, kabiliyetsiz bir talebeyi rüşvetle geçirmesi de, lâyık olmayan
kimselerin iş başına geçmesine vesîle olur.
Alt
sırada olan bir evrağı rüşvetle üste çıkarıp hemen muâmelesini yapmak, diğer
sırası gelen insanların haklarına tecâvüzdür, zulümdür.
Doktorun
rüşvet alarak sağlam memura rapor vermesi, düzenin bozulmasının, memleketin
yıkılmasının sebeblerindendir.
Belediyelerce,
kanûnsuz binalara ruhsat vermek veya ruhsatsız yapılara rüşvet alarak göz
yummak veya daha başka şekilde rüşvet almak vazifeye ihânettir.
Son Güncelleme : 05.11.2007 - 06:46
|