| Yazan: Mustafa Refik,
Tarih: 08.12.2007 - 19:21
|
Okunma Sayısı : 507 |
Kan almak ve kan vermek mevzusuna gelince burada iki durum vardır:
Birincisi kendi kan grubunu tutan bir kimsenin kanını tıbbi bir usul ile
vücuduna naklettirmek ki bunda bir beis yoktur. Bazıları kanın necis oluşuna
baksalar da burada kan gıda olarak kullanılmamakta ve bedene de
sürülmemektedir. Evet, kan necis sayılmıştır. Ancak hasta için kan almak
suretiyle tedavide bir beis yoktur. Söyleyenlerin başka tedavi çaresi yoksa
demelerinin alemi yoktur.
İkinci durum da Kanı para karşılığında satmak ve satın almak durumudur. Bu,
tecviz edilmemiştir. Bir kimse vereceği kanı bağışlamak suretiyle vermeli;
böyle bir zarurete düşmüş kimseye kanı ile yardımcı olmalıdır. Canı tehlikeye
düşen kimseye, kan bağışlamak suretiyle hayırhahlığın en asil örneğini
vermelidir. Bu yolu bir geçim vasıtası haline getirmek kesinlikle caiz
görülmemiştir.
Son Güncelleme : 08.12.2007 - 19:21
|
|
|
Okuyucu yorumları  |
|
Ortalama Üye Değerlendirmesi
(0 Oylama)
|
|
Yorumunuzu ekleyin
|