| Yazan: Mustafa Refik,
Tarih: 18.11.2007 - 19:10
|
Okunma Sayısı : 522 |
Kadının
bir yerinden çıban çıksa, erkeğin ona bakması caiz değildir. Ona
(kadına) bakmadan, başka bir kadına çıbanın nasıl tedavi edileceğini
öğretir. Çünkü aynı cinsten olanların birbirinin avret mahallini
görmeleri, karşı cinsten olanların görmesinden daha hafiftir. Ancak onu
tedavi edecek bir kadın bulamazsa veya tedavi şeklini öğretmeye
muvaffak olamazsa, hasta olan kadının ölmesi veya şiddetli azab
(sıkıntı) çekme durumu da mevcutsa, durum değişir. Burada zarûret
dikkate alınır. Tedavi durumunda erkek bir doktorun; yabancı bir kadına
(eğer kadın doktor yoksa) zarûret miktarı dokunmasında bir beis
yoktur. Ancak kadının, tedavi esnasında zaruret olmadıkça tesettür
içinde olması vaciptir. Tedavi için dahi olsa kadının tabiple yalnız
kalması caiz değildir. Yanlarında bir mahremi, kocası veya bir hemşire
bulunmalıdır. Eğer kadının Müslüman kadın doktorun yanında tedavi
olması mümkün ise, Müslüman dahi olsa erkek doktorun yanında tedavi
olması caiz olmaz. Bu hususta muhayyerlik yoktur. Ancak hastalığın
aciliyeti hali bundan müstesnadır.
Dikkat
edilirse bir erkeğin; yabancı bir kadına bakması, şer'i bir ihtiyaç ve
zarûretle sınırlıdır. İhtiyaç ve zarûretle sabit olan husus; ancak
kendi miktarıyla takdir olunur. Genel kaide "Hacet umumi olsun, hususi
olsun, zarûret menzilesine tenzil olunur" şeklinde ifade edilmiştir.
Doktorun
doğurgan olmayan kadının avretini açması caiz olmaz. Zira Erkeğin,
zaruret ve zorunluluk olmadıkça kadının avretini açması caiz değildir.
Bu meselede ise zaruret yoktur. Kadın hastalıkları konusunda uzman olan
kadın doktor bulunana kadar –ki çokça mevcuttur- bunu ertelemesi
gerekir. Bazıları falanca doktor ehildir derler ki bu husus ancak bir
fitnedir. Zira bunda zaruret yoktur. Zaruret halinde gidilebilir. Allah
ise en doğrusnu bilendir.
Kocasına,
karısının tedavi, ilaç ve doktor ücretini karşılaması vacip değildir.
Zira bunlar mutad olan zaruretlerden değil, sonradan ortaya çıkan
durumlardandır. Kocasına bu gerekmez. Lakin zamanımızda bu bakım işi
âdet olmuştur. Eğer yaparsa bu bir ikramdır, sadakadır. Allah ise en
doğrusunu bilendir.
Doktorun
hemşire ile yalnız kalması: Erkek doktorun hemşire ile yahut kadın
doktorun sağlık memuru ile yalnız kalması, yüzlerini ve başka yerlerini
açmaları caiz değildir. Zira bu Allah’ın merhamet ettikleri
dışındakileri fitneye düşürür.
Hemşirelerin
ve kadın doktorların dar elbise giymesi: Kadın doktorların ve diğer tüm
kadınların vücut hacimlerini veya avretlerini belli eden elbise
giymeleri caiz değildir. Bilakis ne çok geniş, ne dar, fitneye engel
olacak şekilde şer’i tesettürü sağlayan elbise giymeleri gerekir.
Diş
tedavisi dahi olsa kadının erkeğe tedavi uygulaması da aynı şekildedir.
Kadın doktorların kadınlara özel tedavi yapması, erkek doktorların da
erkek hastalara özel tedavi yapması gerekir. Ancak zaruret durumunda
bütün fitnelerden uzaklaşılması ve kadın erkek ihtilatından sakınılması
hali müstesnadır.
Son Güncelleme : 18.11.2007 - 19:10
|