| Yazan: Mustafa Refik,
Tarih: 28.10.2007 - 20:54
|
Okunma Sayısı : 688 |
Hasta
olan mükellef; ayakta durmaktan aciz olduğu zaman, oturduğu yerde rükû ve sücûd
ederek namazını edâ eder. Gücü yetmemenin mahiyetinde en sahih kavil;
mükellefin ayakta durmasından, bir zarara uğraması, hastalığının artması, ağrı
ve acılarının çoğalması, başının dönmesi ve sıhhate kavuşmasının gecikmesi gibi
hallerdir. Eğer bu zikredilen hususlar ortada yoksa ve mükellef; sırf ayakta
durmak ağır geldiği için oturarak kılıyorsa, kıyamı terketmesi caiz olmaz.
Ayrıca bir yere dayanarak ayakta durmaya gücü yeten mükellefin; namazını bu
şekilde edâ etmesi gerekir. Sahih olan budur.
Az
bir miktar ayakta durabilecek kudrette olan hasta; iftitah tekbirini aldıktan
sonra oturur ve oturarak namazını edâ eder. Eğer hasta olan mükellef; rükûa ve
secdeye kadir olamazsa imâ ile kılar. Dikkat edilecek husus; secdeleri,
rükûlarından daha fazla eğilmek suretiyle edâ etmesidir. Eğer secde ve rükû'da
eğilme miktarı müsavi olursa, namaz caiz olmaz. Ayrıca ayakta durmaya gücü
yettiği halde; rükûa ve secdeye kadir olmayan mükellefin; namazını oturarak ve
ima ile edâ etmesi müstehab olur. İma ile namaz kılan mükellefin; bir tahtayı
veya yastığı kendisine doğru kaldırıp, onun üzerine secde etmesi mekruhtur.
Hasta
olan mükellef; oturmaya muktedir değilse, arkası üstü yatar ve ayaklarını
kıbleye doğru uzatarak rükû ve sücûd'u ima ile edâ eder. Yanı üzerine yatıp,
yüzünü kıbleye çevirir ve ima ederse caiz olur. Şayet başı ile imaya da gücü
yetmezse, namazını tehir eder. Gözü, kaşı ve kalbiyle ima edemez.
Bir
gün, bir geceden fazla baygınlık geçiren kimse namazını kaza etmez. Ancak bir
gün, bir geceden az veya sadece bir gün bir gece baygınlık geçiren kimse, bu
süre içerisinde geçen namazlarını, sıhhat bulduktan sonra kaza eder. Fakat benk
otu yemekle veya içki kullanmakla aklı zayi olsa, bu hal ne kadar devam ederse
etsin, o mükellefe geçirdiği namazların kazası gerekir.
Son Güncelleme : 28.10.2007 - 20:54
|
|
|