| Yazan: Mustafa Refik,
Tarih: 30.07.2007 - 09:43
|
Okunma Sayısı : 822 |
Suçlu kimse; tahkir edilmediği gibi, herhangi bir eziyyet (Dövme, dille tecavüz vs.) yapmak da câiz değildir. Zira İslâm dini; suçun cezâsını tayin etmiştir. Ek bir cezâ vermek zulümdür. Te'dib ve ta'zir için; şer'i bir hükmü uygulayan kimse dahi; mü'minlerin hassas bölgelerine vuramaz. Hadd cezâlarında dahi; göğüse, karına, başa, tenâsül uzuvlarına ve yüzüne kamçı vurulmaz. Dolayısıyla gardiyanların; meşrû bir sebeb yokken, sırf suç işlediği gerekçesiyle tutukluları dövmeleri câiz değildir. İnsanların haksız yere dövülmeleri ve eziyete tâbi tutulmaları; büyük bir zulümdür. Kazâ işleriyle meşgul olan kimse (Kadı); cezâevlerinde meydana gelen her türlü zulmün, manevi mes'ûliyetine ortaktır. Çünkü haddlerin icrâ edilmesi ve hükümlerin uygulanmasından mes'ûl olan kendisidir. Gerektiği halde; icrâ kuvvetlerinden, yardım talebinde bulunur.
Son Güncelleme : 30.07.2007 - 09:43
|
|
|
Okuyucu yorumları  |
|
Ortalama Üye Değerlendirmesi
(0 Oylama)
|
|
Yorumunuzu ekleyin
|