| İctihadın Mahiyet ve Şartları |
|
| Yazar Mustafa Refik | |
| 18 01 2008 | |
|
İctihad, lügatte meşakkate tahammül etmektir. Istılahta: fer'i
olan bir hükmi şer'iyi delilinden istinbat hususunda mechudi bezi. yani: tamam
takati sarf eylemekten ibarettir. Bu suretle bütün kuvvetini sarf eden
zata «müctehid», istinbat edilen hükmi
şer'iye de «müctehidün fih» denilir.
İctihad, kolay bir şey olmadığı cihetle şer'i delillerden
hükümleri çıkarmaya «istinbat» denilmiştir. Çünkü istinbat, esasen kuyudan güçlükle
su çıkarmak demektir.
İçtihadın tarifine «fer'i» kaydile itikadiyata, ve sarih, kat'i
naslar ile sabit ibadetlere vesaireye müteallik hükümler, hariç kalmıştır.
Çünkü bu gibi ahkamı asliyye, kat'idir, sabittir, içtihada mahal değildir.
«Şer'i» kaydile de akli ve hissi olan hükümlerden ihtiraz
edilmiştir. Zira onları anlamak hususundaki mesai, bir içtihadı fıkhi değildir.
Fer'iyyattan olan şer'i meselelerin hepsinde içtihada muktedir
olan bir zata «müctehidi mutlak», bu meselelerin yalnız bir kısmı hakkında
içtihada kadir olan bir zata da «müctehidi mukayyed» denilir. Bir müctehidi
mutlak itibarüe içtihadın şartı, içtihadın ehlinden sadır, mahalline masruf
olmaktır. Bu hususta ehliyet, kitabullaha, sünneti ne-beviyyeye, mevaridi icma
ile vücuhı kıyasa vukuf ile hasıl olur. Şöyle ki-herhangi bir meselei fer'iyye
hakkında kendi usul ve kavaidi dairesinde ictihadda bulunacak bir zat için lazımdır
ki, ahkama müteallik ayatı kur'aniyenin lügat ve şeriat
bakımından manalarını ve bunlara aid ilimleri ve bunların has, amm, mücmel^
müfesser, nasih, mensuh gibi aksamım layıkile bilsin. Kezalik: ahkama müteallik
süneni seniyyenin metinlerine, senedlerine, yani: bunların lugavi ve şer'i manalarına,
kısımlarına, ve bizlere ne suretle rivayet edile gelmiş olduklarına bihakkın
muttali bulunsun.
Kezalik : icmam mevarid ve mevakiini, yani: nerelerde icma vaki
olmuş bulunduğunu güzelce anlamış olsun. Ta ki icmaa muhalif içtihada kıyam
etmesin.
Kezalik : kıyasın vecihlerine bütün şeraitile, ahkam ve
aksamile, makbul ve merdud delile vakıf olsun. Ta ki yanlış kıyaslara meydan
verilmesin.
İşte imam ebu Hanife ile diğer eimmei selase hazeratı, birer
müctehidi mutlak olduğundan bu şeraiti cami bulunmuşlardır.
Bazı meselelerde içtihada kadir olan ve bu cihetle
içtihadı mukayyed ashabından sayılan zatlar hakkında ise taklid ettikleri
müctehidi mutla-kın usulüne, delillerine vakıf olmak kafidir. Mesela: böyle bir
zat, İmam! azama tabi olduğu takdirde onun ictihad sahasındaki usul ve delailme
muttali olunca bazı meselelerde ictihad da bulunabilir. Onun bu içtihadı, imamı
azamin usul ve delailine muvafık olacağından kendisi «müctehidi mukayyed»
bulunmuş olur. |