| Yazan: Mustafa Refik,
Tarih: 30.07.2007 - 02:40
|
Okunma Sayısı : 1237 |
Talaktan (Boşanmadan) dolayı iddet bekleyen kadın; (Gerek Talak-ı Bain, gerek Talak-ı Ric'i olsun) gece gündüz evinden çıkamaz. Zira iddet müddeti içerisinde nafakası, kendisini boşayan kimse üzerine vaciptir. Muhakkak evden birisinin çıkması zaruri olursa; kadının evinde iddet beklemesi, erkeğin (iddet ile sınırlı olmak üzere) o evi terketmesi gerekir. Bu daha evladır. Bu husustaki istisna; kadının fuhuşla irtikap etmiş olmasıdır. Zira fuhuşla irtikap eden kadın; "Hadd-i Zina"nın tatbiki için evinden çıkar. Boşanmış kadını; iddet müddeti içerisinde, zor kullanarak evinden çıkarmak caiz değildir. Kocası ölen kadının durumu farklıdır. Zira onun nafakasının temini; kendi nefsiyle ilgilidir. Dolayısıyla geçimini temin için gündüz vakti, evden çıkmaya muhtaç olur. Herhangi bir meşru sebep bulunmadığı süre içerisinde; kocası ölen kadın da evinde iddet müddetini tamamlar. Nafakasını temin edemezse veya evin kirasını ödeyememe durumları meşru özüre dahildir. Bu gibi durumlarda; başka bir evde, iddetini tamamlamasına ruhsat verilmiştir. İddet bekleyen kadın; yolculuğa çıkamaz. İddeti bitmediği müddetçe hacc ibadetini eda için dahi olsa, yolculuğa çıkması caiz değildir.
Son Güncelleme : 30.07.2007 - 02:40
|
|
|
Okuyucu yorumları  |
|
Ortalama Üye Değerlendirmesi
(0 Oylama)
|
|
Yorumunuzu ekleyin
|