| Yazan: Mustafa Refik,
Tarih: 16.11.2007 - 04:02
|
Okunma Sayısı : 531 |
İhsâr'ın
lûgatta, mutlak olarak men etmek, alı koymak demektir. Şer'an: "İhramlı
olan mükellefi; hacc ve umresinin tamamına erişmesinden, düşman, hastalık veya
meşru bir başka sebeble menedilmesine "İhsar" denilir". Hacc
veya umre için ihrama giren; sonra da ihramın gerektirdiği fiilleri yapmaktan
herhangi bir sebeple men edilen kimseye muhsar denir. Hacc'dan men edilme;
ister düşman tarafından, ister hastalık, yaralanma, kırılma, hapiste bulunma
ile veyahut da başka bir mani'den dolayı olsun hepsi müsavidir. İhramın
gerektirdiği vazifeler; hakiki ve şer'i olur. Bir mükellefi vasıtaya binmekten
veya yürümekten alıkoyan hastalık; ihsarı sabit kılacak mahiyette bir hastalık
sayılır. İhsar için sözkonusu olan düşman; müslüman, kâfir veya yırtıcı hayvan
olabilir. Hacc yolunda gerekli olan nafakası çalınmış veya bindiği hayvanını
(vasıtasını) kaybettiği için, yürümeye gücü yetmeyen kimse de muhsardır. Fakat
bindiği hayvanını (vasıtasını) kaybeden kimsenin yürümeye gücü yetiyorsa, o
kimse muhsar sayılmaz. İhrama girdiği zaman yanında kocası olmayan kadın,
yanındaki mahremi ölen kadın, yanında mahremi olmadığı halde ihrama giren kadın
ve kocası ölen kadın, birer "Muhsara"dırlar. Bir kadının mahremi
yolda ölür ve kadınla Mekke arasında üç konak veya daha fazlası bir mesafe
bulunursa, bu kadın da muhsara hükmündedir.
Hacc
veya umre yapmasına mani olunmuş mükellefin ihramdan çıkması için; Mina'ya bir
kurbanlık veya onun bedeli olan miktarı gönderip, kendi adına kestirmiş olması
gerekir. Kurbanı gönderen şahısla (Muhsar'la), götüren şahıs arasında kurbanın
ne zaman kesileceği hususunda önceden bir sözleşme yapılmalıdır ki, muhsar olan
kimse -Kurban kesilmeden önce- ihramdan çıkmış olmasın. Kurbanın kesilmesinden
sonra ihramdan çıkan mükellef; eğer hacc-ı ifrad yapmaya niyetli idiyse, bu
kimsenin bir yıl sonra bu ibâdeti edâ etmesi gerekir. Şayed niyyeti Hacc-ı
Kıran yapmak idiyse; ihramdan çıkmak için iki kurban kestirir, sonra da iki
Umre ve bir hacc yapması gerekir. Bu kurban, harem hududları içerisinde
kesilir, kat'iyyen dışında kesilemez. Arafat'ta vakfe yapan kimse
"Muhsar" olmaz. Zira vakfeden sonra ihsar hükmü yoktur. Fakat
tavaf'tan ve vakfe'den engellenen Mekkeli için de ihsar hükmü geçerlidir.
Umre'ye niyet eden mükellef; "Muhsar" duruma düşerse, kurbanı
dilediği yerde kesebilir.
Son Güncelleme : 16.11.2007 - 04:02
|
|
|