| Yazan: Mustafa Refik,
Tarih: 30.07.2007 - 04:05
|
Okunma Sayısı : 4296 |
Borç senetleri, bir borcun yazılı belgeleridir. Bunlar; tahvil, hazine bonosu, çek ve senet diye değişik isimlerle anılırlar. Tahvil, faizli borç senedidir. Onu çıkaran kuruma göre devlet tahvili, banka tahvili veya şirket tahvili diye adlandırılır. Hazine bonosu da bir tahvildir. Çek, bankadan alacaklı bulunan bir kişinin, hamiline veya çek üzerinde adı yazılı kişiye ödeme yapması için bankaya verdiği yazılı emirdir. Çeklerde vade olmayacağından çekin ıskontosu da olmamalıdır. Ama Türkiye’de vadeli çek kullanımı yaygındır. Vadeli çek, bir borç senedi mahiyetindedir. Bu sebeple onun ıskontosu senet ıskontosu ile aynıdır. Alacağı belgeleyen borç senedini, üzerinde yazılı miktardan daha az bir bedel karşılığında vadesinden önce ciro etmeye senet iskontosu veya senet kırdırma denir. İki ay vadeli 100 liralık bir borç senedini peşin seksen liraya ciro etmek böyle bir iskontodur. Senedi alan kişi, iki ay sonra yüz lira almak üzere şimdi seksen lira ödünç vermiş olur. Bu bir faizli ödünçtür. O senet ise verilen faizli ödüncün belgesidir. Çünkü iki ay sonra yüz lira almak üzere bugün seksen lira veren kişi borçludan, 100 liralık bir borç senedi alır. Ona güvenmezse kefil vs. ister. Kırdırılan senette borçlu dışında bir başkasının da imzasının olması, alacaklıya güven verir. Çünkü senet üzerinde kaç kişinin imzası olursa alacağını o kadar kişiden isteyebilir. Bankalar da senet iskontosu yaparlar. Iskonto ettikleri senedi Merkez bankasına tekrar ıskonto ettirirler ki, buna reeskont denir. Reeskont faizi, iskonto faizinden azdır. Mesela Bir ay vadeli 1000 liralık bir senedi 950 liraya iskonto etmişlerse bunu Merkez Bankasına iskonto ettirerek (reeskont) 975 lira alırlar. Bu ikisi arasındaki fark bankanın faiz geliri olur.
Son Güncelleme : 30.07.2007 - 04:05
|