| Yazan: Mustafa Refik,
Tarih: 28.07.2007 - 21:44
|
Okunma Sayısı : 901 |
İ'tikâf esnasında hayırdan başka hiçbir söz söylenmemelidir. Ancak, ibâdet kasdı ile susmak da mekruhtur. Susmanın mekruh olması, mutekif'in bunun ibadet olduğuna itikad etmesi halindedir. Yoksa mekruh olmaz. Mu'tekif Kur'an-ı Kerim okumaya, Hadis-i Şerif'ler üzerinde tefekküre ve Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)'in siyerini öğrenmeye, bunun dışında Hz. Adem (as)'dan itibaren mücadele veren Peygamberlerin ve salih kimselerin tevhid mücadelesini tefekkür etmeye gayret etmelidir. İ'tikâfa giren bir mü'min; kendisini tamamen Allahu Teala'ya ibadete hasretmiştir. Onun maksadı; İ'tikâf sayesinde, sürekli kötülüğü emreden nefs-i emmaresini yenmektir. Bir beldedeki mü'minler; topluca İ'tikâfı terkederlerse, günah işlemiş olurlar. Bir kısmı İ'tikâfa girerse; diğerlerinden günah sakıt olur. Ancak İ'tikâfı nezreden kimseler; ister Ramazan ayında, ister Ramazan'ın dışında olsun, mutlaka oruç tutmak zorundadırlar. Ayrıca nezir sebebiyle İ'tikâf kendilerine vacib olmuştur.
Son Güncelleme : 28.07.2007 - 21:44
|
|
|
Okuyucu yorumları  |
|
Ortalama Üye Değerlendirmesi
(0 Oylama)
|
|
Yorumunuzu ekleyin
|