|
Şehâdete ehil olmada aranan şartlar ne ise; hâkim (Kadı) olmada da aranan şartlar aynıdır. Çünkü her ikisi de velâyet babındadır. Ancak şehâdet kadı ve hakimlikten daha kuvvetlidir. Zirâ şehâdet hâkimi ilzam eder. Hâkimin hükmü ise ancak hasmı ilzâm eder. Bunun için kazâ ile ilgili hükümlerden kaynaklanır. Müslüman olmak: Kazâ makamına (Kadı'lık görevine) tâyin için aranan ilk şart İslâm'dır. Kafirlerin, müslümanların dâvalarına bakmak üzere tâyin edilmeleri kat'iyyen mümkün değildir. Ancak zimmet ehline; anlaşma şartlarına göre, kendi dinlerinden hakem tâyin edilebilir. Akıl-baliğ olmak: Buluğa erinceye kadar çocuklar; yaptıkları işten mes'ul değildirler. Ancak kadı'nın (hakim'in) yaşlı olması şart değildir. Esas olan Kadı'nın yaşı değil; zeki, anlayışlı, sabırlı ve fakih olmasıdır. Hürriyet: Kazâ makamına (kadılık görevi) tâyin edilecek kimsenin, hür olması şarttır. Kölelik; ehliyet ârızasına dayanır. Bu sebeple köleler kadı olamazlar. Göz, dil, kulak gibi duyu organlarının sıhhatli olması: Kazâi faaliyetleri yürütebilmek için; göz, dil ve kulak gibi duyu organlarının sıhhatli olması esastır. Sağır; tarafları dinleyebilme şansına sahip değildir. Dilsizlik hâli; sual sormaya manidir. Gözlerinin görmemesi ise; şehâdete mânidir. Bütün bunlar hükmün sıhhatine tesir eden âmillerdir. Bu sebeble âmâ, ahras (dilsiz) ve atraş (kulakları duymayan) kazâ makamına tâyin edilemez. Hadd-i kazf tatbik edilmemiş olmak: Doğru sözlü, emâneti yerine getiren, haramlardan kaçınan, rızâ ve gadab hallerinde itidalini koruyan kimselerin kazâ makamına getirilmesi gereklidir. İffetli bir kadına zinâ iftirasında bulunup, kendisine "Hadd-i Kazf" tatbik edilen kimsenin kaza makamına getirilmesi caiz değildir. Hakim (Kadı) olan kişinin güvenilir, iffetli, akıl ve düşüncesine güvenilir, salah ve takvasına itimad edilir, anlayış kaabiliyeti olan, sünnet ve Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)'den vârid olan eserler hakkında bilgisi olan, fıkhı bütün yönleriyle bilen bir kişi olması gerekir. Ayrıca Kadı şiddete kaçmadan otoriter, zaafa düşmeden yumuşak olmalıdır. Çünkü hükmetmek müslümanlar için önemli bir olaydır. Daha çok bilen, daha kudretli olan, daha heybetli ve insanlar arasında daha çok maruf olan, insanların ona olan davranışlarına karşı daha sabırlı olan, kadı olmaya daha layıktır. İlim: Kazâ Makamına (Kadılık görevine) tâyin olacak kimsenin; fıkıh ilmine sâhip olması gerekir. Ancak sahih olan kavle göre; müctehid olmak tercih sebebidir. Kadı'lığın şartı değildir. Bir başkasının fetvâsıyla hüküm veren mukallidin kadı tâyin edilmesi câizdir. Bununla beraber câhil olan kimsenin kadı tayin edilmesi münâsip değildir. Şurası muhakkaktır ki, kazâ sisteminin sıhhati için ilim şarttır. |
|
|
|