| Yazan: Mustafa Refik,
Tarih: 29.07.2007 - 02:14
|
Okunma Sayısı : 1001 |
Şurası muhakkaktır ki; karşılıklı sevgi ve saygı olmadığı süre içerisinde, aile hayatını devam ettirmek imkansızdır. Sevgi ve saygı ortamının meydana gelmesinde; aile reisinin payı, diğer ferdlerden daha fazladır. Erkek nafaka hususunda insaflı ve cömert olmalı, hiçbir iyiliği başa kakmamalı, söz ve sohbette (şer'i hududlara riâyet ederek) güleryüzlü, merhametli davranmalıdır. Şurası muhakkaktır ki; kul hatasız olmaz. Aile içerisinde; birçok mesele gündeme gelir. Aile reisine düşen; bu meselelerde, temkin, sabır ve hoşgörü ile davranmaktır. Esasen erkek ve kadın; fıtrî olarak (fizikî ve ruhî) farklı özelliklere sahiptir. Aile reisi; kadının tıpkı kendisi gibi olmasını arzu ederse, büyük bir mücadele başlar. Aile ferdlerini olduğu gibi kabul edip; sünnete uygun şekilde terbiye etmek esastır. Bazı kadınlar; küçük bir iyiliği bile şükranla karşılarken, bazıları da aksine "Dünyaları versen, istediği en ufak birşeyi yapmadığın zaman, daha önceki bütün iyilikleri unutur ve senden hiç hayır görmedim" diyebilir. Sonuç olarak aile reisi; karısından ve çocuklarından gelebilecek olan her türlü eziyete karşı sabırlı olmak durumundadır. Çünkü bunlar imtihan için verilmişlerdir. Muhakkak ki her imtihanın bazı zorlukları vardır.
Son Güncelleme : 29.07.2007 - 02:14
|
|
|
Okuyucu yorumları  |
|
Ortalama Üye Değerlendirmesi
(0 Oylama)
|
|
Yorumunuzu ekleyin
|