| Yazan: Mustafa Refik,
Tarih: 29.07.2007 - 02:16
|
Okunma Sayısı : 1212 |
Diğer canlılarda olduğu gibi; insanlarda da "neslin devamı" duygusu oldukça önemlidir. Hatta çocuğu olmayan aileler; belirli komplekslerle, kısa süre içerisinde ihtilafa düşerler!.. Bunun dışında; kadın erkeğe, erkekte kadına karşı cinsî temayül duyar. Eğer bu cinsî temayül; İslâmî hududlar içerisinde ve meşru bir şekilde yönlendirilemezse, "nesil emniyeti" darmadağın olur. Allahu Teala kadının rahmini tarlaya, erkeğin nuftesini tohuma, doğacak çocuğu bitkiye benzetmiştir. Bu benzetişten kesinlikle erkeğin kadının doğru yolundan gitmesi gerektiğini anlarız. Lûti'lik (dübürden temas) kat'i olarak caiz değildir. Bilindiği gibi nikahın hükümlerinden birisi de; her iki tarafın, birbirinden istifade etmesinin helâl olmasıdır. Fakat bu istifadede istisnai olan bazı durumlar sözkonusudur. Hayızlı ve nifaslı kadınlarla cinsi münasebette bulunmak haramdır. Cinsi münasebette Eşlerin cinsî yönden tatmini esastır. Erkek ve kadının bu hususta birbirine yardımcı olması gerekir. Şehevî arzunun (cinsî temayülün) meşru şekilde tatmin edilmemesi; insanın zihnini ve kalbini zaafa uğratır. Dolayısıyla eşlerin; cinsî münasebet hususunda birbirine yardımcı olması şarttır. Maalesef toplumumuzda; sünnete uygun bir şekilde cinsî terbiye verilememektedir. Bunun sonucu "cinsî sapıklık" alabildiğine yaygın bir hastalık halini almıştır. Aile içerisinde; erkek çocuklara cinsî terbiye "baba" tarafından, kız çocuklara da "anne" tarafından verilmelidir. Eşiyle münasebette bulunulacağı zaman ailesine, teşvik ve tahrik edici öpmek ve şehveti tahrik edecek sözler gibi vasıtalar bulunmalıdır.
Son Güncelleme : 29.07.2007 - 02:16
|