| Yazan: Mustafa Refik,
Tarih: 29.07.2007 - 02:11
|
Okunma Sayısı : 905 |
Erkeğe yabancı olan kadın hür veya câriye olabilir. Bunun dışında mahrem veya na-mahrem olması mümkündür. Dolayısıyla erkeğin kadına karşı avreti dört kısımda mütâlâa edilir. a) Erkeğin kendi karısıyla olan avreti. b) Erkeğin kendi mahremlerine karşı avreti. c) Erkeğin, yabancı hür kadına karşı avreti. d) Erkeğin yabancı câriyeye karşı avreti. Dolayısıyla karı-koca arasında avret mahalli yoktur. Bir erkek, karısının vücuduna (şehvetli veya şehvetsiz bakabilir. Dokunma ve cima etme (cinsel ilişki) mübah olunca, bakmak evleviyetle mübah olur. Erkeğin, kendisine nikahları ebediyyen haram olan kadınların zînet yerlerine bakmasında bir mahzur yoktur. Çünkü Âyet-i Kerîme'de bunlar istisna olarak zikredilmiştir. Bu kadınlara karşı erkeğin avreti; diz kapağı ile göbeği arasıdır. Dikkat edilecek husus; şehvetten emin olmaktır. Erkek veya kadın; (nikahları birbirine ebediyyen haram dahi olsa) birbirine baktıkları zaman, şehevi duyguları galeyana geliyorsa, bundan uzak durmak zorundadırlar. Erkeğin; yabancı bir kadına bakması câiz değildir. Ancak ihtiyaç halinde (alış-veriş, mahkemede şahitlik vs. gibi) yüzüne ve elinin içine bakabilir. Bir erkek; kendisine yabancı olan bir kadının bedeninden el ve yüz hariç, hiçbir yerine bakamaz. Şer'i hacet sözkonusu olursa erkeğin; yabancı bir kadının eline ve yüzüne bakması (şehvetten emin olmasa dahi) câizdir. Mesela; Kadı'nın (Şer'i şerifle hükmeden hakimin) durumu!.. Yabancı kadın ister zanlı, ister şahid olsun bakmaya mecburdur. Zira insanların haklarını koruma ihtiyacı vardır. Yine bir kimse; bir kadını nikahlamak isterse, her ne kadar şehvet duymaktan emin olmasa da bakabilir. Ancak bu gibi durumlarda; dokunmaya ihtiyaç yoktur. Mâlum olduğu üzere zarûretler; ancak kendi miktarınca, tayin olunur.
Son Güncelleme : 29.07.2007 - 02:11
|