| Yazan: Mustafa Refik,
Tarih: 21.01.2008 - 00:30
|
Okunma Sayısı : 1581 |
Doğan bir çocukta; hem
tenâsül âleti hem ferc bulunursa, cinsiyetin tesbiti (Erkek veya kız olduğu)
gündeme girer. Çünkü erkek ve kadının mirâstaki durumunu ayrı ayrıdır. İşte bu
noktada karşımıza "Hünsâ" tâbiri çıkar. Hünsâ; hem erkeklik, hem
kadınlık uzvu bulunan veya bunların hiçbiri bulunmayıp göbeğinden idrâr ve
gaita çıkan kimseye verilen isimdir. Genellikle hem erkeklik, hem kadınlık uzvu
bulunur. Bu hususta itibar hangi uzuvdan bevlettiğidir. Yâni hünsâ; erkeklik
uzvundan bevlederse "Erkek", kadınlık uzvundan yaparsa
"Kız" gibi muamele görür. Vârislerden; anne, baba, karı ve kocanın
hünsâ olması düşünülemez. Fakat diğerlerinin içerisinde "Hünsâ"
olabilir.
Bir takım tıbbi
operasyonlarla cinsiyet değiştirenlere gelince: Ben derim ki; yaratılıştan
(biyolojik ve fizyolojik özellikleri itibariyle) kadın olan bir kimse
ameliyatla erkek, erkek olan bir kimse de ameliyatla kadın olamıyor; yani bazı
organların kestirip aldırsa ve bazı organlarında değişiklik yaptırsa da bütün
fonksiyonlar ve özellikleri ile cinsiyet değiştiremiyor ve hele hele erkek iken
kadına dönüştürülüp de çocuk sahibi asla olamıyor, keza kadın iken erkeğe
dönüştürülüp de bir kadını hamile bırakamıyor.
Allah Teala Kitabında
üçüncü insan nev'i yarattığını bildirmiyor. Şu halde fıtraten (yaratılıştan)
insan ya erkektir yahut da dişidir. Bu iki cinsiyetin belirleyici organ ve
işaretlerini birlikte taşıyanlar, ikisine birden sahip olanlar, bir manada
fıtrata aykırı, sakat, fazlalıklı veya eksiklikli doğanlar gibidir.
Yaratılış itibariyle kadın
olan kendini kadın gibi, erkek olan da erkek gibi hisseder. Eğer bu hissediş ve
karşı cinse yönelik alakada bir değişiklik, bir terslik varsa yine bunu
yaratılışa değil, hastalığa, sakatlığa, irsiyet veya eğitimden gelen bir
bozukluğa bağlamak ve tedavisi için çareler aramak gerekir. Çünkü normale
uymayan anormaldir, düzeltilmesi gereken bir durumdur.
İslam, canlı varlıkların
yaratılıştan var ve normal olan özelliklerinin, organlarının, şekillerinin
değiştirilmesine izin vermemektedir. Şayet normal dışı bir eksiklik, fazlalık,
çirkinlik, arıza var ise bunun düzeltilmesi (bu manada estetik ameliyat)
caizdir, tedavi olarak kabul edilebilir. Bu genel kaideye göre biyolojik ve
fizyolojik olarak erkek veya kadın olan bir insanın, sırf kendisini karşı
cinsten gördüğü, böyle hissettiği, bu yüzden bunalıma girdiği için ameliyat
edilerek karşı cinsin bazı özelliklerine ve organlarına kavuşturulması asla
caiz değildir. Bu tedavi değil, fıtratı bozma kapsamındadır. Bu yüzden bunalıma
girdim diyenlerin bu talebleri reddedilir, başka sebeplerle bunalıma girenler
gibi erbabı tarafından tedavi edilmelidirler.
Gerçekte var olup
olmadığını bilmemekle beraber her iki organ ve özelliği eşit olarak taşıyan
(hunsây-i müşkil) bir insan bulunursa onun psikolojisi, kendini hangi cinsten
gördüğü, saydığı, hissettiği esas alınır ve buna göre işlem yapılır; yani dini
bakımdan kendisine böyle davranıldığı gibi tedavi ve ameliyat bakımından da
buna göre hareket edilir.
Eğer doğuştan her iki cinsin de belirleyici organ ve alametlerini taşımayan (bu
çeşit hunsây-i müşkil) bir insana rastlanırsa ona da bir önceki maddede olduğu
gibi davranılır; hissi ve eğilimi göz önüne alınır.
Günlük hayat, kılık
kıyafet, tesettür, haklar ve borçlar bakımından da hunsâlara yapılacak muamele,
yukarıdaki maddelerde açıklanan sonuçlara, işlemlere ve kabullenişlere göre
olacaktır.
Allah'ın bu gibi kullarına
muamelesi, şüphesiz adalet, rahmet ve muhabbet çerçevesinde olacaktır; yeter
ki, onlar da diğer kullar gibi iradeleri dahilinde bulunan alanda Allah'a itaat
ve kulluktan ayrılmasınlar. Ayrılmaları halinde ise yine muamele, normal olup
da günah işleyen kullarınkine eşit olacaktır.
Müslüman kişiler nazarında
da bu tip kimselere davranış alay ve aşağılama şeklinde olmamalıdır. Zaten
yaralı olan bu kimselere bakışlarla ve dille sataşmak daha da yaralamk ve
zulmetmek demektir. Kesinlikle caiz değildir.
Son Güncelleme : 21.01.2008 - 00:38
|
|
|
selamün aleyküm
Yazan:: MUHAMMED () Tarih: 09.02.2008 - 04:04