|
Üye Girişi/Menüsü
Kapat

Üye Girişi






Kayıp Şifre?
Hesabınız yokmu? Kayıt olun

Bölümler

Hamilelikle Alakalı Meseleler E-Posta
 

Yazan: Mustafa Refik, Tarih: 25.07.2007 - 19:27

Okunma Sayısı : 620


Doğuma engel olmak için rahim aldırmak ki buna mecbur kalınırsa bir sakıncası yoktur. Aksi halde yapılmaması gerekir. Rahimi bağlatmak: Zaruret halinde caizdir. Kordon bağlatılırsa tabii yoldan çocuk olmaz. Hamileliği önleyici hap kullanmak: Zaruret halinde geçici olarak kullanılmasında sakınca yoktur. Bunun için kadın kocasını haberdar etmeli ve müsaadesini almalıdır.

Sunî hamileliğe gelince; Bazı muasır âlimler bazı önemli şartlarla ve Allah’ın haram kıldıklarına düşülmemesi için önlemlerle bunu caiz gördüler.

Kürtaj: Zinadan olsa bile kadının cenini aldırması caiz değildir. Bundan dolayı bu işi ifşa etmeden Allah’a tevbe etmesi gerekir. Çocuk kocanın mesuliyetine girer.

Özürlü ceninin aldırılmasına gelince Bil ki; Doktor uygun görse ve: “kısa zaman sonra ölür” veya “Doğumdan sonra sakat kalır” dese bile ceninin aldırılmaması gerekir, bu caiz değildir. Haram olmasının sebebi masum bir cana haksız olarak kıymaktır.

Ben derim ki; Kadın ve erkek Allah Azze ve Celle’ye hüsnü zan etmeli kadın ve bebeği için her kötülükten afiyet istemelidir.

Doğum kontrolü; Hamileliğin kadına ya da kadının hamileliğine zarar verecek bir hastalık olmadıkça bu caiz değildir. Çocukları çok olup hamilelik kendisine meşakkatli gelirse, bu iş kendisine kolaylaşana kadar ve yetiştirme gücü olana kadar belirli süre için geçici formüller uygulamasında bir beis yoktur. Kalıcı önlemler almak ise caiz değildir. Zira bununla nesil kesilir. Bu da ancak herhangi bir zarar söz konusu olmadığı ve kocanın müsaadesi bulunduğu müddetçe caizdir.

Tüp bebek: Kadının kocası olan erkeğin menisi ile olsa bile, avretin açılması ve ferce dokunulması gibi sebeplerden ötürü bunun caiz olmaması gerektir. Vakaya Tedavi diyerek bakarsak bu engel de ortadan kalkar. Şu kadar var ki; İnsanın Allah Teala’nın hükmüne razı olması gerekir.

Rahimdeki çocuğu Düşürmeye gelince bununşa onun telefi amaçlanır. Bu eğer ruh üflendikten sonra olursa şüphesiz haramdır. Zira bu haram bir cana haksız yere kıymaktır. Ruh üflenmesinden önce olursa bunun cevazında âlimler ihtilaf ettiler. Kimi buna karşı çıktı. Kimi buna cevaz verdi. Kimisi, alaka haline gelmemişse yani kırk günlük olmamışsa bunun caiz olduğunu söyledi. Kimisi de açıkça yaratılış gerçekleşmemişse caizdir, dediler.

Ben derim ki; Bu hususta en İhtiyatlı olanı annenin hasta olup hamileliği kaldıramaması gibi bir zaruret olmadıkça buna engel olunmasıdır. Eğer böyle bir durum varsa caizdir. Ancak açıkça insanın yaratılışının gerçekleştiği zaman geçmişse caiz değildir. En doğrsunu bilen Allah'dır...

Hamile kadın ile cimada; Çocuğa bir zarar gelmeyecekse bir sakınca yoktur.

Hamileliğin en az süresi altı aydır.

Geçim sıkıntısından dolayı hamileliğe engel olmak caiz değildir. Zira rızık Allah’a aittir.

Hamile doğurur ve ondan kan gelmezse kocası ile cima etmesi gusletmedikçe caiz değildir. Gusletmesi gerekir, namazı kılar, orucu tutar ve gusülden sonra eşiyle cima edebilir. Genellikle doğumda çocukla beraber veya akabinde az da olsa kan gelir.

Üzerinden dört ay geçip ruh üflendikten sonra çocuğu öldürmenin kefareti bir köle azat etmektir. Buna imkân bulamazsa Allah’a tevbe olarak peş peşe iki ay oruç tutar.

Eğer kadın, ceninin ömrü yarım veya bir aylık iken düşük yapmış, bunun üzerine ameliyat olmuş, ameliyattan on bir gün sonra sürekli kan gelmeye başlamışsa ve bu sürede namazı terk etmişse; Terk ettiği bütün namazları kaza etmesi gerekir. Zira bu kan, geçirdiği kanama sebebiyledir.

Eğer düşen çocuğun ömrü 81 günden az olursa, bundan sonra gelen kan sebebiyle namazı terk edemez. Bu bir kanamadır. Ama eğer düşen çocuğun ömrü 81 gün ve daha fazla olursa düşükten sonra gelen kan nifas kanı sayılır. Bu kesilinceye kadar veya kırk gün doluncaya kadar namazı bırakır. Bundan sonra gusleder ve namazını kılar.

Hamile kadından kan gelirse bu hayz demek değildir. Büyük bir ihtimal yaşadığı bir olay veya ağır bir şey kaldırmak gibi bir sebepten gelmiştir. Bu sadece damardan gelen bir kandır. O temiz hükmünde olup namazını kılar ve orucunu tutar.

Hamile hayız olmaz. Kanaması olan kadının öğle ile ikindi namazını, akşam ile de yatsı namazını cem etmesi caizdir. Cem-i takdim ve cem-i te’hir yapabilir. Ben cem-i te’hirle kılmasını tercih ederim. En doğrsunu bilen Allah'dır...


Son Güncelleme : 25.07.2007 - 19:27

   
Bu Makaleyi web sitenize alıntılayın
Derlemeye Ekle
Yazdır
E-mail olarak gönder
Benzer Konular

Okuyucu yorumları  RSS feed Yorum
 

Ortalama Üye Değerlendirmesi

   (0 Oylama)

 


Yorumunuzu ekleyin
Sadece kayıtlı üyeler bir konuyu yorumlayabilir. Lütfen üye olun veya giriş yapın.

Gönderilen yeni yorum yok



mXcomment 1.0.6 © 2007-2009 - visualclinic.fr
License Creative Commons - Some rights reserved
< Önceki   Sonraki >
Kapat