Üye Girişi
Close

Üye Girişi






Kayıp Şifre?
Hesabınız yokmu? Kayıt olun

Bölümler

Cenine Karşı İşlenen Suçlar E-Posta
 

Yazan: Mustafa Refik, Tarih: 30.07.2007 - 10:10

Okunma Sayısı : 780


Bir kimse; bir kadının karnına vurup, rahminde bulunan çocuğun ölü doğmasına veya düşmesine sebeb olursa "cinayet" işlemiş olur. Anne rahmindeki çocuğa "cenin" denir. Şurası muhakkaktır ki; "cenin" anneye tabidir, bu açıdan ayrı bir canlı olarak ele alınamaz. Ancak "miras" ve "vasiyyet" gibi hususlarda ayrı bir canlı olarak dikkate alınır. Şöyle ki; bir kimse, karısı hamile iken ölse, rahminde bulunan çocuk "asabesi" içerisine dahildir. Dolayısıyla bu açıdan ayrı bir canlı hükmündedir.

Hamile kadının karnına vurmak veya başka yollarla "cenin" öldürülürse bakılır, eğer o erkek ise, erkeğin diyetinin yirmide biri (beşyüz dirhem), kız ise, kadının diyetinin onda biri (bu da beşyüz dirhem), katil üzerine veya akılesi üzerine vacip olur. Gurre; bir sene içerisinde ödenir. Eğer cenin ölü düşüp, annesi de ölürse; cenin için "gurre", anne için "diyet" vacip olur. Eğer cenin diri olarak doğar, fakat o darbeden dolayı ölürse "diyet" gerekir.

Bir kadın; ilaç veya kendi karnına vurmak suretiyle, ölü bir çocuk düşürürse, o kadının akılesi üzerine gurre vacip olur. Şöyle ki; kadının akılesi (asabesi, mirascıları) çocuğun sahibi durumunda olan babaya, beşyüz dirhem gümüşü, bir yıl içeresinde ödemek durumundadırlar. "Cenin"in korunması; neslin çoğalması noktasından da oldukça önemlidir. Hamile bir kadın vefat eder, karnındaki çocuğu diri olursa; kadının karnı yarılıp, çocuk çıkarılır.

Başta kürtaj olmak üzere, "Cenin"e karşı işlenen her türlü cinayet; büyük bir günahtır. Bir kimse; kasden bir cenini öldürürse sadece "gurre" vermekle, günahtan kurtulmaz. Ayrıca böyle bir fiilden dolayı tevbe etmek zorundadır. Ancak "gurre" vermediği müddetçe, tevbe sahih olmaz. Hiçbir mü'min doktorun da; "kürtaj" yapması düşünülemez. Çünkü kürtaj yapmak, haram olan bir fiildir.

Başta spiral olmak üzere, ilaç ve diğer tıbbi yollarla "doğum kontrolü" yapmak da, caiz değildir. Zira bu fiillerde "fıtrat"a müdahale sözkonusudur. Hiçbir gücün, Allahu Teala'nın yaratmış olduğu fıtri durumu; bozma veya değiştirme veya iptal etmeye gayret etme hakkı yoktur.

Mü'min ve mütehassıs bir doktor; doğum yapması halinde annenin hayati tehlike geçireceğini "Zann-ı Galibi" ile beyan ederse; zaruret hali ortaya çıkar. Ancak ızdırar halinde; doğum kontrolüne cevaz verilebilir. Meşrû bir sebeb mevcut değilken; sadece rızk endişesiyle "Doğum kontrolü" yapmak, başlı-başına bir faciadır. Zira rızk endişesinde itikadi bir zaaf vardır.


Son Güncelleme : 30.07.2007 - 10:10

   
Bu Makaleyi web sitenize alıntılayın
Derlemeye Ekle
Yazdır
E-mail olarak gönder
Benzer Konular

Okuyucu yorumları  RSS feed Yorum
 

Ortalama Üye Değerlendirmesi

   (0 Oylama)

 


Yorumunuzu ekleyin
Sadece kayıtlı üyeler bir konuyu yorumlayabilir. Lütfen üye olun veya giriş yapın.

Gönderilen yeni yorum yok



mXcomment 1.0.6 © 2007-2012 - visualclinic.fr
License Creative Commons - Some rights reserved
< Önceki   Sonraki >
Kapa