| Kitabın Hakikati Ve Hususi Vasıfları |
|
| Yazar Mustafa Refik | |
| 31 12 2007 | |
|
Kitabdan maksat, -usulü fıkha göre -Kur'anı azimüş-şandır. Bu,
bir mübarek kitabı ilahidiı. Bunun Kuran, Furkan, Hakim, Tenzil gibi daha başka
adları da vardır. Bu kitabi mübin. tarafı ilahiden Cibrili Emin vasıtasile
yirmi üç sene içinde Hatemül'enbiya Hazreti Muhammed Mustafa (sallallahü aleyhi
vesellem) Efendimize ayet ayet. sure sure inzal buyur ulmuş tur ki, mukaddes
nazmı da, manası da ilahidir, vahyi subhaniye müstenittir. Bu cihetle Kur'ana
«vahyi metlüv.^ denilir..
Kur'anı mübin, yüz on dört sureden ve bir itibar ile (6616) ayetten
müteşekkildir. Bu kitabı celilin
vahye müstenit, mu'ciz, fevkalade bir surette mütevatir olmak gibi
hususi vasıfları olduğu gibi sünneti nebeviye ile vesair elfaz ve ibarat ile
müşterek vasıfları, mebhasleri de vardır. Bunlar, ilmi usul itibarile birer tedkik mevzuu teşkil
etmektedir.
Kur'anı Kerim, yalan üzere ittifakları aklen tecviz olunmayan
pek azim bir cemaat tarafından zamanımıza kadar tevatüren nak-lediiegelmiştir.
Bütün sureleri, ayetleri, kelimeleri Resulü Ekrem'den bir vahyi ilahi olmak
üzere tevatüren sabittir, menkuldür. Bu
kitabı ilahinin hiç bir ayeti zayi olmamış, hiç bir kelimesi tebdil ve tahrife uğramamıştır. Nebiydi zişan'dan telakki olunduğu veçhile tevatüren nakledilmiştir. Bunun heyeti
umumiyesi, her asırda yüz binlerce zevatın hafızalarını tezyin etmekte
bulunmuştur. Bu mümtaz vasıf, bütün semavi kitaplar arasında yalnız Kur'anı
Kerim'e mahsustur. Binaenaleyh Kur' amazimin
herhangi bir ayetini inkar, imana münafidir.
Kur'anı mübinin bütün ayetleri
Resulüekremin talim ve işareti veçhile
tamamen yazılmış, hıfz edilmişti. Hazreti Ebu Bekr'in hilafeti zamanında hepsi
bir araya cem edilerek bir mushaf haline konulmuştur. Hazreti Osman'ın hilafeti zamanında da bu mushaf nüshaları teksir edilerek büyük
şehirlere birer nüsha gönderilmiştir
ki, bunlara (Mesahifi Osmaniye) adı
verilmiştir.
Eshabı kiramdan Abdullah ibni Mes'ud, Ubeyyibni Ka'b gibi zatların
kendileri için yazmış oldukları mushaflar da var idi. Bunlar ile Mesahifi
Osmaniye arasında bir fark olmayıp yalnız surelerin tertibinde bazı başkalıklar
mevcut idi. Bunlarda nihayet birkaç kelimeden fazla bulunuyordu ki, bunlar, her
ne kadar esasa muhalif değilse de tevatüren 3abit olmadığı cihetle «şaz» namım
almış, Kur'anıkerim hükmünü haiz bulunmamıştır. Bunlara «kıraeti şazze» adı
verilmiştir.
Kur'anıkerime mensup şaz kıraetler, meşhur ve gayri meşhur
kısımlarına ayrılır. Gayri meşhur
kıraetler, bütün imamlarca muteber değildir. Bunlar ile hiçbir hükmü şer'i
sabit olmaz. Meşhur şazlar ise, imamı Malik ile imamı Şafiiye göre yine hiç bir
hükmü şer'ide muteber değilse de Hanefi eimm^sine göre yalnız ibadet ve muamelat
hususunda muteberdir. Bunlar, Kur'andan olmasalar da ahadisi şerife cümlesinden
bulunmuş olurlar. Bu cihetle kendilerile zanni'meselelerde amel olunabilir.
Mesela: Keffareti yemini bildiren ayeti kerime. Mesahifi
Osmani-yede:(rbl cır -L*») diye
mutlaktır. İbni Mes'ud
Hazretlerinin mushafında ise: diye mukayyed yakılmış tır. Bu mütetabiat kelimesi
meşhurdur. Binaenaleyh Eimmei Hanefiye, bunu nazara alarak kefareti yemin
orucunun muttasıl üç gün tutulmasına kail olmuşlardır. Demek ki, bu meşhur şaz
kıraet ile mutlak olan bir ayeti kerimeyi ibadet hususunda takyit
eylemişlerdir.
Kezalik : Ramazanı şerif orucunun kazasına ait olan ayeti celile,
Mesahifi Osmaniyede: (\>\CU^.;.u»)diye mutlak yazılmıştır. Übeyy ibni Ka'bin
mushafmda ise:(oL> fc* _^ yu ^ ;a-ı) diye mukayyet yazılmıştır. Fakat bu
mütetabiat kıraeti meşhur değildir, haberi ahad kabilindendir. Binaenaleyh bununla
bütün eimmeye göre amel edilemeyeceğinden kazaya kalmış ramazanı şerif
orucunda ittisal şart değildir. Bunlar, müteferrik günlerde de tutulabilir.
Kitabı ilahinin rükünleri, nazm ile manadan ibarettir. Bunun
mu'ciz nazmı da, manası da vahyi ilahiye müstenittir, lahuti bir hüviyeti
haizdir. Kur'anı mübinin hakayiki, ancak bu nazmı mübin vasıta-sile bihakkin
mütecelli olur, bir çok dini hükümler, ancak bu nazmı latif vasıtasile
istinbat olunabilir. Binaenaleyh bunların yerine hiç bir lafız kaim olamaz,
bunlardan başka hiç bir ibare Kur'an hükmünü ihraz edemez.
işte bu kitabı muazzam, edillei şer'iyyenin birincisini teşkil
etmekte ve binihaye ahkamın en feyizli bir menbaı bulunmaktadır.
Kur'anı mübinin emirleri, nehiyleri, haberleri ihtiva eden ayatı
celilesi, itikada, ibadata, hukuka dair bir çok hükümleri camidir. Ahlaka,
nesayihe, geçmiş ümmetlerin en ibret verici tarihlerine, kainatın garip, bedii
teşekkülatma dair bir çok hakayiki de müştemildir. Bunların hepsinden
nihayetsiz hükümler, hakikatler istinbat olunabilmektedir. |
| < Önceki |
|---|