| Mefhumu Muvafakat İle Mefhumu Muhalefetin Mahiyetleri |
|
| Yazar Mustafa Refik | |
| 31 12 2007 | |
|
Bir lafzın nutuk mahallinde olmaksızın kendisine delalet ettiği
şeye «delaleti mefhum» denir ki, mefhumu muvafakat ile mefhumu muhalefet
kısımlarına ayrılır.
Mefhumu muvafakat, meskutün anh olan şeyin mantuk olan şeye
hükümde ispat ve nefiy itibariyle muvafık olmasıdır. Mesela: «Zeyide ilminden
dolayı hürmet etmeli» denilse bu söz, Zeydin gayrisine de ilminden dolayı
hürmet edilmesini mefhumu muvafakat suretile ifade etmiş olur.
Mefhumu muhalefet, meskutün anhin mantuk olan şeye hükmünde
muhalif bulunmasıdır. Mesela: «Ulemaya hürmet lazımdır» denilse bundan
cühelaya hürmetin ademi lüzumu münfehim olur.
Mefhumu muhalefet, muhaverelerde, muharebelerde, rivayetlerde, musanniflerin sözlerinde muteberdir. Mesela:
bir kimse bir şahsa «bana bir fıkıh kitabı al» dese o şahıs bir hadis
kitabı alamaz. Fakat mefhumu muhalefet, şer'i hükümleri istinbat hususunda da
bir delil teşkil eder mi, kendisile istidlal sahih midir? Bu hususta Hanefiyye
ile Şafiiyye arasında ihtilaf vardır. Hanefilere göre mefhumu muhalefet, sahih
bir istidlal tariki değildir. Bir şeyi zikr ile tahsis etmek, maadasına münafi
olmaz. Isbat nefiye ve nefi isbata vaz olunmamıştır. Bunlardan biri diğerine
delalet etmez. Mantukun hükmünün hilafini meskutün anhde isbat için başka bir
delil bulunmalıdır.
Şafiilere göre ise mefhumu muhalefet de dal bilibare, dal
bilişare, dal biddelale ve dal biliktiza gibi hükme medar olan sahih
istidlaller cümlesindendir. Ve illa tahsis bizzikirde faide bulunmaz.
Mefhumu muhalefetin sahih bir istidlal tariki olduğuna kail
olan zatlar, bunu bu şartlar ile takyit etmektedirler. Aksi takdirde hükme
medar olamaz.
(1) : Mantukun zikrinde bunun
hükmünü meskutün anhten nefiy etmekten
başka bir faide zahir olmamalıdır. Zahir olursa mefhumu muhalefet, bir delil
teşkil etmez.
Mesela: Zimmilerin mallarına tecavüz etmemelidir» denilse
müslü-manların mallarına tecavüzün cevazı anlaşılamaz. Belki bununla zimmilerin
hukukuna fazla riayetin lüzumuna işaret faidesi belirmiş olur.
(2) : Mantukun zikri adeta,
masruf, yani: mutad bir şeyi beyan
kabilinden ibaret bulunmamalıdır. Ve illa
mefhumu muhalefet bir delil olamaz.
Mesela: «Hicir ve terbiyenizde bulunan üvey kızlarınızı
almayınız» denilse bununla hicir ve terbiyede bulunmayan üvey kızları almanın
cevazı ifade edilmiş olmaz. Belki bu hicir ve terbiye kaydi mutad ahvale mebni
irad edilmiş olur. Çünkü bu kızlar, ekseri üvey babalarının nez-dinde
bulunurlar.
(3) : Meskutün anh, hüküm
itibarile mantuktan evla veya ona mü-savi bulunmamalıdır. Aksi takdirde mefhumu
muhalefet muteber olmaz. «Ebeveyninize öf demeyin» denilmesi gibi ki bu, darp
ve şetmin cevazını göstermez. Çünkü meskutün anh olan darp ve şetm, eza hükmü
bakımından öf demekten daha ziyadedir.
(4) : Mantukun zikri muhatapça meçhul
olmasından dolayı olmamalıdır. Ve illa
mefhumu muhalefet bir delil olamaz. Mesela: Hanbeli fukahasmın fazileti
muhatapça meçhul olduğu
cihetle ona hitaben: «Hanbeli
fukahası fazıl zatlardır» denilse Hanefi
veya Şafii fukahası-nın ademi faziletine telmih edilmiş olmaz.
(5) : Mantukun zikri, bir suale
veya hadiseye cevap olarak vuku-bulmuş olmamalıdır. Ve illa mefhumu muhalefet,
muteber olmaz. Bunlar Şafiilerce de böyledir.
Mesela: saime kabilinden olan develerden zekat lazım gelip
gelmi-yeceğini sual eden kimseye «saime olan develerden zekat lazım gelir- denilse
bu söz, saime olan koyunlardan vesair hayvanlardan zekat lazım gelmeyeceğine
delalet etmez.
Mefhumu muhalefet, şu sekiz kısma ayrılır: Mefhumu lakap,
mefhumu sıfat, mefhumu şart, mefhumu
gayet, mefhumu istisna kip, mefhumu
sıfat, mefhumu şart, mefhumu gayet, mefhumu istisna, mefhumu innema, mefhumu
adet, mefhumu hasr… |
|
| Son Güncelleme ( 31 12 2007 ) |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|