| Müfesser İle Muhkemin Mahiyetleri Ve Hükümleri |
|
| Yazar Mustafa Refik | |
| 31 12 2007 | |
|
Müfesser, kendisine lahik olan beyanı takrir veya beyanı tefsir
sebebile nasdan daha vazıh olan lafızdır
ki, te'vile, tahsise ihtimali bulunmaz.
Mesela: nazmı celilindeki melaike, «küllühüm ecmaun» lafızlarının
lühukile müfesser olmuştur. Artık «acaba bütün melekler secde ettiler mi,
ettiler ise birlikte mi. yoksa müteferrik surette mi secde ettiler ?>, diye
bir suale mahal kalmamıştır.
Kezalik: nazmı
celilindeki salat, hadisi şerifile, zekat
ds «avli nebevi-sile müfesser bulunmuştur.
Müfesserin hükmü, kendisile amel ve itikadın vücubudur.
Müfesserin yalnız nesha
ihtimali vardır, manası her veçhile vazıhtır, bunda te'vil ve tahsis
ihtimali olmadığından ifade ettiği mananın katiyetine itikat vaciptir.
Mesela: nazmı celilindeki melaikenin tahsisine ihtimal
kalmamıştır. Çünkü «küllühüm>: kavli şerifi buna manidir.
Kezalik: nazmı şerifindeki tairden murat, herhangi bir kuştur.
Bundan bir mecaz olarak hızlı yürür herhangi bir mahluk murat olması ihtimali
yoktur. Çünkü bu ihtimal iki kanadile uçar»
vasfile bertaraf edilmiştir.
Muhkeme gelince; bu da: nesha ihtimalden hali olduğu cihetle
müfesserden daha kuvvetli olan lafızdır. Mesela:
cennet ehlinin cennette müebbet kalacaklarını tebşir eden: nazmı celili, muhkemdir. Çünkü bunların
cennette muhallediyeti «ebeda» kay-dile
te'kit edilmiş bu hulutl ile uzun bir müddet
murat edilmiş olması ihtimali
kalmamıştır.
Muhkemler, iki nevidir.
Birisi: liaynihi muhkemdir ki,
onun nesha ihtimali olmadığı ilk nüzul
veya vürut tarihinden itibaren taayyün etmiştir.
Mesela: cihat kıyamete kadar vakit vakit vuku bulacaktır)
hadisi şerifi muhkemdir, cihadın kıyamete kadar devam edeceğini natıktır.
Bunda esasen nesha ihtimal yoktur. Binaenaleyh liaynihi muhkem bulunmuştur.
Allah'ın olacağını haber
verdiği şeylerde nesh ihtimali ve hakikate muhalefet şaibesi olamayacağından
onlar da bu bakımdan liaynihi
muhkemdirler. Sıfatı ilahiyeyi natık olan ayetler de bu cümledendir. Bütün bunlar mahalli keiam itibarile muhkem
sayılırlar: ayetleri gibi.
Diğeri: ligayrihi muhkemdir ki, nesha ihtimali vahyin inkıtaile
veya Resulüekrem'in ahirete irtihaliie munkati olmuş bulunur. Namaz, zekat,
oruç gibi farizeler hakkındaki emirler bu cümledendir.
Muhkemin hükmü, kendisile amelin vücubü, hakikatine itikadın
lüzumu, tearuz vukuunda zahire, nassa, müfessere, tefevvukudur. Şöyle ki:
zahir, nas, müfesser ve muhkem sayılan deliller arasında bir tearuz görülürse,
bunlardan binnisbe kuvvetli olanlar, diğerlerine tercih edilir, yani: nas
zahire, müfesser nassa, muhkem de müfessere tercih olunup diğeri istidlalden sakıt
olur.
Mesela: herhangi bir hadise hakkında adil kimselerin
şahadetleri kabul edileceği hususunda: ayeti kerimesi nas-dır. Bir bakımdan
müfesserdir. Adalet vasfının zikredilmesi, adil kimselerin şahadetleri kabul
edileceğini izah ve tefsir mesabesindedir. Halbuki, afif, muhsen kimselere
zina isnat eden kimselerin şahadetleri kabul edilemez. Velev ki, bilahare tevbe
ederek adalet vasfını ihraz etsinler. Zira: onların şahadetlerini ebediyen
kabul etmeyiniz) emri ilahisi, bu hususta muhkemdir. Binaenaleyh evvelki nassa
müreccah olup onu takyit etmiştir. Şu kadar var ki, nas kabilinden olan bir
haberi vahit ile zahir kabilinden olan bir ayeti kerime arasında tearuz görülse
bu nas, o zahire tercih edilemez. Çünkü haberi vahit ile katiyyüssübut olan ayet
arasında müsavat yoktur.
Mesela: nazmı kur'anisi, kocasından ayrılmış kadının kendi
kendine evlenebileceği hakkında zahirdir. = nikah ancak veli ile yapılabilir)
hadisi şerifi ise nikahın sıhhati için velinin rizası şart olduğu hususunda
nasdır. Fakat ayeti kerime, nıüte-vatir olduğundan ona haberi ahad kabilinden
olan mezkur hadisi şerif muarız olamaz. |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|