| Zahir, Nas Lafızların Mahiyetleri Ve Hükümleri |
|
| Yazar Mustafa Refik | |
| 31 12 2007 | |
|
Zahir, mücerret sigasını işitmekle manası anlaşılan, ken-disile
ne kasdedildiği tefekküre muhtaç olmaksızın malum olan lafızdır. Mesela: nazmı şerifi, bey'in halal olmasını ifade hususunda zahirdir.
Zahirin hükmü, yakinen malum olan manasiyle ameün vü-cubüdür.
Vakıa zahir bir lafız, manaya vaz'ı bakımından has ve amm olabilir. Bu cihetle
te'vile, tahsise ihtimali vardır. Fakat mücerret bu ihtimal, zahirin yakinen
bilinen manasile amelin vücubüne mani değildir.
Nas'sa gelince: bu da; alelitlak söz manasında istimal edildiği
gibi nazmı kur'ana ve lafzı hadise de nas denilir. Usulcülere göre nas: mütekellim cihetinden ileri gelen bir
sebeple, mesela: ne gibi bir maksada mebni söylenmiş olması karinesile zahirden
ziyade açık vazıh olan sözdür ki, amm olacağı gibi has da olabilir.
Mesela: nazmı celili, Allahüteala'nın birliğini, şerikten
münezzeh olduğunu beyan hususunda bir nas'dır. Çünkü bu nazmı celil, Hahkteala'nın
vahdaniyetini beyan için nazil olmuştur.
Nas'sın hükmü, sığasından kat'ı surette anlaşılan şey ile
amelin vücubudur. Te'vile, tahsise,
nesha ihtimali vardır. Fakat
mücerret "bir ihtimal, açık olan ve katiyen malum bulunan manasiyle
amelin vücubüne bir mania teşkil etme2. Mesela.- ayeti celilesi, bey ile riba
arasında fark bulunduğunu beyan hususunda nas'dır. Çünkü bu ayeti kerimenin
makabli bir karinedir ki, bu ayeticeli-le, bey ile riba arasında mümaselet
bulunmadığını beyan, bey ile ribayı bir sayanları red için nazil olmuştur.
Binaenaleyh ribadan kaçınmanın vücubü de açıkça anlaşılmış, tahakkuk etmiştir.
|
|
| Son Güncelleme ( 31 12 2007 ) |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|