Üye Girişi
Close

Üye Girişi






Kayıp Şifre?
Hesabınız yokmu? Kayıt olun

Bölümler

HEPSI - 0-9 - A - B - C - Ç - D - E - F - G - Ğ - H - I - İ - J - K - L - M - N - O - Ö - P - R - S - Ş - T - U - Ü - V - Y - Z


Giyinmenin Hükümleri E-Posta
Yazar Mustafa Refik   
18 11 2007

Mükellefin (erkek ve kadının) avret mahallini örtecek, sıcak ve soğuktan gelebilecek her türlü zararı ortadan kaldırabilecek şekilde giyinmesi farzdır. Dikkat edilirse farz olan kıyafette; avret yerlerinin örtülmesi (mükellefin) sıcak ve soğuktan gelebilecek tehlikelerden korunması esastır. Dolayısıyla; bütün mü'minler avret yerlerinin örtülmesi hususunda aynı teklife muhatabtırlar. Ancak sıcak ve soğuktan korunmak; içinde yaşadığı coğrafya ile yakından alakalıdır. Suudi Arabistan'da yaşıyan bir müslümanla, kuzey kutbunda yaşıyan bir müslümanın, (sıcak ve soğuk açısından) aynı kıyafette olması mümkün değildir.

Güzel giyinmek (zinet) ve Allahu Teala'nın ni'metini üzerinde göstermek müstehabtır.

Tekebbür için giyinmek mekruhtur. Dolayısıyla Allahu Teala'nın nimetini izhar için güzel giyinmek müstehab, tekebbür için güzel giyinmek ise, mekruhtur. Buradaki ince fark; kalble ilgili bir olaydır.

Günümüzde; şeytanı kendine "velî" edinen siyasi otoriteler, kadınların tesettüre riâyet etmelerine bile, müdahale edecek derecede çılgınlaşmışlardır. Ayrıca "Güzellik yarışmaları" adı altında; kadınların soyunmalarını teşvik etmektedirler. Bu şeytanın askerlerine karşı direnen müslümanlar ise; hakârete uğramakta ve hapishanelerde ömür tüketmektedirler!..

Müşriklerin; her türlü kötülüğü atalarına malederler. Çünkü hayasızlığın ve şirkin savunulabilecek herhangi bir tarafı yoktur. Müşrikler de bunun farkındadırlar. Tek sloganları: Atamızın izindeyiz!..

 

Mühür vurmaya ihtiyaçları olduğu için; Ulû'lemr ve kadı yüzük takınır. Başkası için efdal olan yüzük takınmayı (mühür bulundurmayı) terk etmektir. Çünkü ona (mühüre) ihtiyaç yoktur. Buradaki incelik; yüzüğün mühür olarak kullanılmasının, umerâya tahsis edilmesidir.

Demir, taş ve heykel yapımında kullanılan tunçtan imal edilmiş yüzüklerin takılması haramdır. Erkeğe sadece gümüş yüzük takmak mübahtır. Yüzüğün hangi parmağa takılması gerektiği hususunda ûlema farklı görüşler ortaya koymuştur. Genellikle; sol elin küçük parmağına takılmasının gerektiği zikredilmiştir. Fakat essah olan; her iki elin küçük parmaklarına da takılabileceğidir.

Kadın için; altın yüzük takmak zînettir. Esasen altın yüzüğün hükmü beyan edilirken, kadınlara helâl olduğu belirtilmiştir.

Her iki cinsin (kadın ve erkeğin) kendine mahsus özellikleri ve buna uygun kıyafetleri vardır. Karşı cinse özenen insanda; ahlâki meseleler ve ruhi rahatsızlıklar mevcuttur. Bu sebeble, bu tür insanların tedavi edilmesi gerekir. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) erkeklerden kadınlaşanlara, kadınlardan da erkekleşenlere lanet etmiştir. Giyim hususunda her beldenin örf ve adeti farklıdır.

Pantolon giymek kadınlara caiz değildir. Bunda erkeklere benzemek söz konusudur. Zira pantolon erkeklerin giydiği bir elbisedir. bazıları zayıf tevillere giderek ve “daha iyi tesettür sağladığını” iddia ederek dış elbise altından pantolon giyilebileceğini söylüyorlar. Bu caiz değildir. Kadınlar kendi aralarında dahi olsa pantolon giyemezler. Kadının eşinin yanında pantolon giymesinde sakınca yoktur.

Üzerinde insan veya hayvan resmi bulunan elbise giymek caiz değildir. Kadının dışarı çıkarken elbisesini omzuna atması caiz değildir. Zira bunda erkeklere benzeme vardır. Üzerinde İngilizce yazı bulunan elbise giymek, bu yazının anlamının zararsız olduğunu öğrenmeden caiz değildir. Zira bu yazı şereften yoksun olabilir veya kâfirlere saygı ifade eden yazılar içerebilir.

Üzerinde ayet veya kelime-i şehadet bulunan elbise giymekte sakınca yoktur. Lakin hürmette kusur etmemeli, bu elbise ile yatmamalı, üzerinde Allah’ın ismi olan şey üzerine oturmamalı ve bununla hamama girilmemelidir.

“Başlarını deve hörgücü gibi yapan kadınlar..” ifadesinden kastedilen ise, kadının saçlarını başında toplayarak deve hörgücüne benzetmesidir.

Temizlenmekle helal olan deve, inek gibi ölü hayvanların tabaklanmış derisinden mamul giysilerin kullanılması caizdir. Domuz ve köpek derisi gibi temizlemekle helal olmayan tabaklanmış derilerin temiz olmasında âlimler ihtilaf ettiler. İhtiyatlı olanı bunları kullanmayı terk etmektir.

Kadınların kendilerine özel mekânlarda, kendilerine özel elbiselerle yüzmeleri: Kadının kadınlar arasında diz ile göbek arasını örtmesi farzdır. Örtü sık dokunmuş olmalı ve şeffaf olmamalıdır. Dar değil geniş olmalıdır. Kadınlar arasında olsa bile avret hacmini belli etmemelidir.

Giyimde başkalarından ayrıcalıklı olma sevgisi: Bundan maksat büyüklenmek ve kendilerini başkalarından üstün görmek ise bu haramdır. Ama mübah zinet ile tecemmül ise bunda sakınca yoktur.

Giyinme ve süslenmeye çok para sarf etmek: Övünmek için olursa israftır ve yasaklanan harcamalara, malı zayi etmeye dâhildir. Müslüman kadın bu konuda orta yolu tutmalıdır. Kişi kıyamet gününde bu malı nereden kazanıp nereye harcadığından sorgulanacaktır.

Küfür devletlerinde açılmak: Kâfir beldelerinde yüzü açmak caiz değildir. Bilakis, müslüman ya da kâfir fark etmeksizin yabancı erkeklere karşı örtünmelidir.

Çocukların önünde kısa elbise giymek: Kadının çocukları ve mahrem akrabaları yanında kısa elbise giymesi caiz değildir. Kadın mahrem akrabaları yanında, açması fitne olmayan yerlerini açabilir. Adet olan dışında bir yerini açamaz. Kısa elbiseyi yalnızca kocası yanında giyebilir.

Giyindiği halde; elbiselerinin dar ve ince olması sebebiyle, bütün vücut hatları belli olan kadınlar "giyinik çıplaklar" hükmündedirler.

Allahu Teala'nın yarattığı şekli (fıtratı) değiştirmek câiz olmaz. Şimdi süslenmek niyetiyle, fıtrata müdahale şekilleri üzerinde duralım.

Dövme yaptırmak ve dişlerin şeklini değiştirmek: Derinin iğne veya çuvaldızla delinerek; altına çivit, sürme ve diğer boyaların doldurulmasıyla "dövme" (vaşime) meydana gelir. Bazı cahiller; kollarına veya pazularına, arslan, kaplan ve bunun gibi hayvan şekilleri yaptırırlar. Bu kat'i olarak haramdır. İlaçla giderilmesi mümkünse; derhal yapılması, vacip olur.

Diş meselesine gelince; buna "Tefellûç" denilir. Ön dişleri törpüleyerek aralık açmak ve güzelleşmektir. Dişleri törpüleyen ve törpületen müşterek haram işlemiş olur. Ancak tedavi niyetiyle; mü'min ve mütehassıs bir dişçinin yaptığı iş ayrıdır. Ona "Tefellûç" denilmez.

Kaş aldırmak: Kaşın kıllarını iyice inceltmek ve kaşı yukarıya almak sûretiyle "kaş aldırma" işlemi gerçekleşir. Bu da hilkati değiştirme manasınadır. Kadının yüzünde sakal ve bıyık çıkarsa, bunun alınması câizdir. Normal kadın kaşının bir şekli vardır. Bunların dışına çıkan, göze çirkin gelen, sahibini çirkin gösteren ve bu yüzden onu rahatsız eden fazla kıllar alınabilir. Normal kaşları, modaya uyarak inceltmek, yerlerini değiştirmek, caiz değildir.

Büyük masraflarla yaptırılan "estetik ameliyat"lar da, fıtratı değiştirme hükmüne tabidirler. Ancak (herhangi bir kaza sonucu) sonradan meydana gelen ve insanın toplum içinde mânen ezilmesine sebeb olan anormallikler düzeltilebilir. Çünkü bu tedavi hükmündedir.

Saçı-saça eklemek: Uzun görünmesi için Saça saç ekletmek haramdır. Günümüzde kadın saçının alışverişe dâhi konu edildiği görülmektedir. Bilhassa "peruk" yapımı alabildiğine çoğalmıştır. İnsanın kılının satılması fâsiddir. Zirâ insan mükerremdir, mübtezel değildir. Şu halde insanın cüzlerinden bir şeyin hakir, önemsiz ve hor kılınması câiz olmaz. İnsanın kılının satılması câiz olmadığı gibi, onunla faydalanmakta câiz olmaz.

Günümüzde saçları dökülen özellikle erkeklerin saç ektirdiklerine şahid oluyoruz her hangi bir hastalık münasebetiyle saçları dökülen kadın ve erkeklerin hali bundan müstesnadır. Saç ektirmekte bir beis yoktur zira bunda tedavi manası vardır zira aslolan insanın saçlı olmasıdır. Saçsızlık ise fıtri değil arızidir. Elbetteki her işte olduğu gibi burada niyet en önemli unsurdur. Genç ve güzel görünmek gibi gayelerle saç ektirmeye cevaz verebilmek mümkün değildir. Saçsızlık yüzünden maddi veya psikolojik olarak rahatsız olan bir kimse başına saç ektirebilir.

Saçı ve sakalı boyamak: Saç ve sakalı boyamak mübahtır. Mü'min erkekler için sakal bırakmanın lüzumu üzerinde daha önce durmuştuk.

 

 

Son Güncelleme ( 18 11 2007 )
 
Kapa