Vasiyetin
Rüknü İle Alakalı Bir Fasıl
Vasiyetin rüknü
“Ben fülân, fülân için, şöyle vasiyet ettim” demek ve vasiyette kullanılan buna
benzer sözler söylemektir. Buna icab denir. Vasiyette adı geçen kimse; vasiyet
eden şahsın ölümünden sonra kabul ederse, vasiyet gerçekleşir. Fakat vasiyet;
fakirler, yolda kalanlar veya ilim tahsil edenleri esas almışsa, kabule ihtiyaç
yoktur. Sadece icap ile mün'akid olur.
Vasiyetin
Sıhhat Şartları İle Alakalı Bir Fasıl
Vasiyet'in
sıhhati için; kabul'ün icaba muvâfakati şarttır. Binaenaleyh bir kimse iki
şahsa: "Şu evimi size vasiyet ettim" dedikten sonra vefat etse, o iki
şahıstan yalnız birisi kabul, diğeri red etse, vasiyet batıl olur. Çünkü şart;
yâni her ikisinin kabulü sözkonusu olmamıştır. Vasiyet eden kimsenin temlike
(Mülk edindirmeye) ehil olması gerekir. Küçük çocuğun veya aklî dengesi
bulunmayan kimsenin (mecnunun, delinin vs.) vasiyet etmesi câiz değildir.
Vasiyetin bir şartı da; vasiyet vaktinde, kendisi için vasiyet edilen şahsın
hayatta olmasıdır. Zira ölü için vasiyet batıl olur. Vasiyet edilen şeyin;
gerek mal gerek menfaat olsun; vasiyet edenin ölümünden sonra, temlik
edilebilir olması da şarttır.
Vasiyet edilen
kimsenin; varislerinden olmaması da şarttır. İster kasden, ister hata sonucu
olsun; vasiyet edeni öldüren kimse için (Kendisine vasiyet edilmiş olsa bile)
vasiyet câiz olmaz. Müslümanın zimmi, zimminin de müslüman için; yaptığı
vasiyet geçerli olabilir. Harbi'ye (Saldırgan Kâfire) yapılan vasiyet bâtıldır.
Dikkat edilirse; vasiyetin sıhhat şartları; hem vasiyet edende, hem de vasiyet
edilende aranır. Ayrıca vasiyet edilen mal veya menfaatin mülk edindirilmeye
elverişli olması da şarttır.
Varisler kabul etse de,
etmese de; vasiyet, malın üçte birini aşmamak şartıyla câizdir. Vasiyet ölümden
sonra izâfe edilen bir temliktir. Bu sebeble; vasiyet edilen kimsenin vâris
olup olmamasına ölüm vaktinde itibâr edilir. Vasiyet vaktinde itibar olunmaz.
Ancak malının üçte birinden fazlasını vasiyet etmesi câiz değildir. Vârislerden
bazısının payını azaltmak, bazısının payını yükseltmek için (Vârislerden
birine) vasiyet yapmak câiz değildir. Esasen vârislerden birine yapılan
vasiyet; diğerlerine Allahu Teala'nın tanıdığı hakkı iptal etmek manasını
taşır. Fakat bir kimsenin; hiçbir vârisi yoksa, malının tamamını vasiyet
etmesinde bir mahzur yoktur, vasiyet edebilir. Zira vasiyete engel olan husus;
vârislere Allahu Teala'nın tanıdığı haktır. Engel ortadan kalkınca; malın
tamamını vasiyet etmek sahih olur.
|