Üye Girişi
Close

Üye Girişi






Kayıp Şifre?
Hesabınız yokmu? Kayıt olun

Bölümler

HEPSI - 0-9 - A - B - C - Ç - D - E - F - G - Ğ - H - I - İ - J - K - L - M - N - O - Ö - P - R - S - Ş - T - U - Ü - V - Y - Z


Namazların Birleştirilmesi III E-Posta
Yazar Lokman Yılmaz   
18 12 2007

c. Cem’i Takdim ve Cem’i Tehir İle İlgili Görüşler:

 

Namazların takdim veya tehir yoluyla kılınması hususunda ihtilaf vardır. Bazılarına göre takdim, bazılarına göre de tehir caiz değildir. Bazılarına göre her iki şekilde cem’ caizken, bazılarına göre her iki şekli de caiz değildir.

Ebu Hanife (v. 150/767) cem’in hiçbir şeklinin caiz olmadığını söylerken tabiin alimlerinden de aynı görüş etrafında toplananlar olmuştur. İbrahim en-Nehaî (v. 95/714), Hasan el-Basri (v. 110/728), Muhammed b. Sirin (v. 110/728) ve Mekhul (v. 113/721)’e göre seferî kişi namazını ister takdim isterse tehir yoluyla olsun cem’ ederek kılması caiz değildir. Bu konuda varid olan hadisleri ise şeklen cem’ olarak yorumlamışlardır.[63] Arafat ve Müzdelife’de cem’in caiz olduğu hususunda ittifak olduğunu, bu konuda ismi mezkur zevatın da aynı görüşte olduğunu belirtmek gerekir. İsmi mevzubahis olan yerlerde cem’i takdim veya cem’i tehir yoluyla namazların kılınabileceği hususu ayrı bir başlık altında sunulacaktır.

Ulemadan bazılarına göre yolculukta cem’i takdim caiz değildir. Bunların başında Ahmed b. Hanbel gelmektedir. İbn Hazm (v. 456/1063) da aynı görüştedir. Cem’i takdimin caiz olmadığı görüşü İmam Malik (v. 179/795)’ten de rivayet edilmiştir.[64] Onlar bu hususta şu rivayete istinad etmektedirler:

Enes’ten;

“Resûlullah (s.a.s.) güneşin zeval vaktinden önce hareket ederse öğleyi ikindiye kadar tehir eder sonra hayvanından iner ve iki namazı cem’ ederdi. Şayet hareket etmeden önce güneş zeval vaktine erişmişse, öğle namazını kıldırır ve sonra yola devam ederdi.”[65]

Evzaî (v. 157/774)’den de aynı görüş nakledilmektedir; o da sadece cem’i tehir varlığını yukarıda geçen Enes hadisine mutabaat babından kabul etmektedir.[66]

Bu konuda Resûlullah (s.a.s.)’ın yola çıkmadan önce öğle ve ikindi namazını kıldırıp sonra yola çıktığına dair rivayetler de vardır. Ancak cem’i takdimi caiz görmeyenler bu hadisleri senedlerindeki bazı ravilerden dolayı kabul etmemişlerdir.

Bu hadislerden biri de Kuteybe b. Said tarafından rivayet edilmektedir.[67]

Ebû Dâvûd’a rivayet eden Kuteybe’nin kendisinden hadis aldığı Halid el-Hemedani hakkında hocalarının hadislerine ekleme (derc) suçunda bulunduğu Buhârî tarafından zikredilir.[68]

Ayrıca Ebû Dâvûd da bu rivayeti sadece Kuteybe’de gördüğünü söylemiştir.[69]

Hakim (v. 405/1014) Kuteybe’nin bu rivayeti için mevzu demiştir.[70]

Buhârî’nin sözüne dayanarak İbn Hazm (v. 456/1063), Aynî (v. 855/1450) ve Zurkanî (v. 1122/1710) de bu rivayeti mevzu saymışlardır. El-Muhallâ’yı tahkik eden Ahmed Şakir mezkur hadisin mevzu olmadığını iddia etmiştir.[71]

Tablo 1

Görüşler

Sahibi

Görüşü

Birincisi

Timizi (v. 279)

Hasen Garib

İkincisi

Ebû Dâvûd (v. 275)

Münker

Üçüncüsü

İbn Hibban (v. 311)

Sahih, Mahfuz

Dördüncüsü

Hakim (v. 405)

Mevzu’

Beşincisi

İbn Hazm (v. 456)

Munkatı’

Bu hadisle ilgili görüşler Neylu’l-Evtar’da beş çeşit olarak bildirilmiş,[72] tarafımızdan yukarıdaki tabloda özetlenmiştir.

Bu hadisin başka senedleri olmakla birlikte, bunların tümü illetli sayılmıştır.[73]

Cem’i takdimin delili sadece Kuteybe’nin rivayeti değildir. Yukarıda bu konuyla ilgili rivayetler sıralanmıştı. Ancak bu hadisler de illetli sayılmış ve kabul görmemiştir. Diğer bir kısım ulema ise bu hadisler için yöneltilen eleştirilerin yeterli olmadığını, hadislerin makbul olduğunu söyler. Bunlardan biri de Kastallani (v. 923/1517)’dir. O şöyle demektedir:

“Bu rivayetlerin hiçbiri olmasa bile, Resûlullah (s.a.s.)’ın Arafat’ta öğleyin, öğle ile ikindiyi cem’ ettiğine dair fiili, yolculukta (takdim yoluyla) cem’in cevazı için kuvvetli bir delil olurdu.”[74]

Tüm bu münakaşalara rağmen fakihlerin çoğunun bu rivayetleri kabul edip ona göre hüküm verdikleri görülmektedir.

Takdimin mi yoksa tehirin mi efdal olduğu meselesine gelince; tehirin asıl vakit olması dolayısıyla tehir efdal kabul edilmiştir.[75]

Şafiîlerde efdal olan cem’in terk edilmesidir. Ancak cem’ yaptığında efdal olan bir durum ortaya çıkacaksa o zaman cem’ etmesi efdaldir. Şöyle ki, iki namazı cemaatle birlikte kılmak için veya elindeki işi bitirmek için ya da elbisesi olmayan avret mahallini örtecek elbise bulması için cem’ yaparsa o zaman efdal olan cem’ etmesidir.[76]

Hareket halinde olması yönüyle ise Şafiîlerde şöyle denmektedir: “Eğer birinci namazın vaktinde hareket halinde ise birinci namazı ikincinin vaktine tehir etmesi efdaldir. Eğer birinci namazın vakti girdikten sonra hareket edecekse cem’i takdim yoluyla kılması efdaldir.[77]

Cuma namazı ise öğle namazı gibi cem’i takdim yoluyla kılınmalıdır.[78]

Vitir namazı ise yatsıya tabi olarak kabul edilmiş ve onunla birlikte takdim yoluyla kılınabileceği belirtilmiştir.[79]

Caferiler takdim ya da tehir yoluyla kılınması arasında fazla bir fark göremiyoruz. Onlara göre: “Efdal olsun diye namazların tehir edilmesi gerekmez. Takdim yoluyla kılınmasına gelince. Bunun bir mahsuru yoktur; bazı yönlerden efdaldir bile.”[80]

 

[63] “Cem’u’s-Salavat”, el-Mevsuatü’l-Fıkhiyye, 15/286.

[64] Şevkânî, Neylu’l-Evtâr, 3/261.

[65] Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, 3/247.

[66] “Cem’u’s-Salavat”, el-Mevsuatü’l-Fıkhiyye, 15/286.

[67] Ebû Dâvûd, “el-Cem’ beyne’s-Salateyn”, 3.

[68] Hâkim, Ma’rife, s. 120-121.

[69] Ebû Dâvûd, “el-Cem’ beyne’s-Salateyn”, 1.

[70] Hakim, Ma’rife, s. 120-121.

[71] Bkz., Kırbaşoğlu, a.g.e., s. 124.

[72] Şevkânî, Neylu’l-Evtâr, 3/362.

[73] Bkz., Kırbaşoğlu, a.g.e., s. 124-125.

[74] Kırbaşoğlu, a.g.e., s. 125.

[75] “Cem’u’s-Salavat”, el-Mevsuatü’l-Fıkhiyye, 15/287.

[76] Zekeriyya el-Ensarî, Fethu’l-Vehhâb, 1/128.

[77] Nevevî, el-Minhâc, 1/20.

[78] Şirbini, Muğnî’l-Muhtâc, 1/271.

[79] Yunus Apaydın, TDV, İlmihal, 1/333.

[80] Meclisî, Bihâru’l-Envâr, 69/336.

 

 
Kapa