Üye Girişi
Close

Üye Girişi






Kayıp Şifre?
Hesabınız yokmu? Kayıt olun

Bölümler

HEPSI - 0-9 - A - B - C - Ç - D - E - F - G - Ğ - H - I - İ - J - K - L - M - N - O - Ö - P - R - S - Ş - T - U - Ü - V - Y - Z


Kişiyi Tasarruftan Alıkoyan Sebepler ve Diğer Hükümler E-Posta
Yazar Mustafa Refik   
10 01 2008

Genel olarak ferdi; tasarruftan alıkoyan sebebler, üç kısımda izâh edilmiştir. Bunlar: Küçüklük yani Sabi'lik, Kölelik ve cinnet geçirmektir. Hacr altına alınmış kimseye "Mahcur" denilir. Sebebler ortadan kalktığı zaman Kadı şahsa haklarını iâde eder. Bu durumda kendisine me'zûn yani izin verilmiş denilir.

Nikâh çağına varıncaya kadar yetimlerin denenmesi gerekir. Belli bir yaş beyan edilmemiştir; rüşde ermek şart koşulmuştur. O döneme kadar; mallarının tasarrufunun; velilerine âit olacağı  da hassaten zikredilmiştir. Buna göre; küçük çocuğun, malı hususunda tasarruf hakkı yoktur. Dinini ve malını muhafaza edecek güce gelen, fuhşiyattan ve israftan kaçınan kimse, rüşde ermiştir. Eğer yetim evlenecek yaşa geldiği halde; temyiz gücüne kavuşmazsa beklenebilir. Ancak bu bekleme süresi yirmi beş yaşını aşamaz.

Çocukluk, kölelik ve cinnet getirmek yani delirmek dışında; bazı hallerde, Hâkim'in muayyen şahıslar hakkında "Mahcuriyet" kararı verme hakkı vardır. Bazı kimselerin; zararı bütün ümmete dokunan fiillerinden dolayı, hacr edilmeleri  câizdir. Meselâ: Yeterli bilgiye sahip olmadıkları halde; doktorluk yapan ve verdikleri ilâçlarla, insanların ölümüne sebeb olan kimseleri tasarruftan menetmek şarttır. Bununla murad, hacrin hakikati değildir. Tasarrufun geçerli olmasını meneden şer'i hükümdür. Kat'i mahcuriyet sebeblerinin dışındaki haller; doğrudan doğruya, ümmetin uğrayabileceği zararlara karşı Kadı'nın (Hâkim'in) tedbir almasıdır. Nitekim bir kadı (Hâkim) muayyen bir şahıs hakkında mahcuriyet kararı verse; aynı şahıs bu kararı, diğer bir Kadı'ya müracaat ederek kaldırılmasını talep edebilir. Eğer müracaat edilen kadı (Hâkim); mahcuriyet kararını kaldırırsa, bu câizdir. Çünkü ictihadların farklılaşması mümkündür ve sahihtir. Fakat muayyen bir şahıs hakkında "Mahcuriyet" kararı verildiği zaman; kendisine izin verilinceye kadar, aynı mesleği icrâ etmesi mümkün değildir. Mutlaka Kadı'nın (Hâkim'in) hükmü gerekir. Malını har vurup, harman savuran sefih kimselerin Mahcuriyet kararının verilmesinden önce ferdin uyarılması vâciptir. Bunun sebebi tasarruftan men etmek, insanın bazı haklarına el koymak manasına gelir. Bu sebeble; ağır bir cezâ hükmündedir. Zarûri olmadığı müddetçe bu yola gidilmez. İkâz yani Emr-i bi'l maruf sonucu; hatalı yoldan dönme ve mahcuriyete muhatab olmama imkanı doğar. Sebeb yokken; insanın haklarına engel olmak, zûlümdür ve haramdır.

 

 
Kapa