|
Üye Girişi/Menüsü
Kapat

Üye Girişi






Kayıp Şifre?
Hesabınız yokmu? Kayıt olun

Bölümler

HEPSI - 0-9 - A - B - C - Ç - D - E - F - G - Ğ - H - I - İ - J - K - L - M - N - O - Ö - P - R - S - Ş - T - U - Ü - V - Y - Z


Şartları ve Hükümleri E-Posta
Yazar Mustafa Refik   
10 01 2008

İkrah bazı hallerde; ihtiyarı ifsad eder, bazı hallerde ise; ferdin "İki şerden birisini seçmesi" sözkonusu olduğundan, ihtiyâr mevcuttur. Şöyle ki; ikrah altında olan kimsenin, ölüm tehlikesi veya bir uzvunun koparılması sözkonusu olursa "İkrah-ı Mülci" gündeme girer. Bu halde; hem rızâ, hem ihtiyâr ortadan kalkar. Ancak hapis etmek, dövmek veya bağlamak gibi durumlarda Ölüm tehlikesi ve uzvun koparılması sözkonusu olmadığı sabit ise "İkrah-ı Gayri mülci'den" sözedilebilir. Bu halde ferdin rızası yoktur, ancak ihtiyârı mevcuttur.

Ölüm tehlikesi ve uzvun koparılması sözkonusu olursa; mükellefin diliyle küfür kelimesini izhar etmesinde günah yoktur. Çünkü ikrâh altında iken dil ile küfür kelimesini söylemek, imanın zail olmasına sebeb teşkil etmez. Zira kalben tasdik mevcuttur. O şartlarda dahi; kelime-i küfrü söylemekten ve kâfirlerin dediklerini yapmamaktan kaçınmak, ölümü göze almakla mümkündür. Bu sebeble ikrah altında Kelime-i küfrü söylemek câiz olur. Şayet; sabreder; küfür kelimesini söylemez ve bu sebeble katledilirse, büyük sevab kazanır. Çünkü o halde yani İkrah-ı Mülci anında dâhi küfür kelimesini söylemenin haramlığı bâkidir. İslâmı aziz kılmak için; kafirlerin dediklerini yerine getirmekten imtinâ etmek azimettir. Kelime-i küfrü söyleyip kurtulmak ise farklıdır. Çünkü o halde iken sadece günahı kaldırılmıştır.

İkrah'ın yani tehdit'in sâbit olabilmesi için bazı şartlar vardır. Aksi takdirde ikrah sahih olmaz.

Birincisi: Tehdit eden kimsenin (ister devlet, ister ferd olsun); tehdit ettiği şeyi hakikaten yapabilecek kudrette olması gerekir.

İkincisi: Mükellefin; tehdit eden kimsenin, tehdit ettiği şeyi yapabileceğine inanması ve korkması şarttır.

Üçüncüsü: Mükellefin; tehdit edildiği konu; ya kendi hakkı, ya kul hukuku veya Allahu Teala'nın hakkı olmalıdır.

Dördüncüsü: Tehdit eden kimsenin; öldürmeyi veya bir uzvu koparmayı zâhiren ilân etmiş olması gerekir. Yani rızâyı yok eden ve ızdırabı beraberinde getiren bir hal gündeme girmelidir. Ferde; herhangi bir zarar vermeyen zorlamalar; "İkrah" hükmünde değildir. Çünkü ikrah olabilmesi için; rıza'nın kesinlikle ortadan kalkması gerekir. Bu asgari şarttır. Zira insanın "rızâsı ve ihtiyarı" mevcutken; amellerinden mes'ûl olmaması düşünülemez.

 

 
Kapat