|
Gaib Olan Kimsenin Yargılanması |
|
|
Yazar Mustafa Refik
|
|
30 07 2007 |
|
İslam hem davacı, hem davalı'nın kadı huzurunda hazır olmasını esas almıştır. Gerek iddia sahibinin (Davacı'nın) delilleri ortaya koyabilmesi, gerek davalı'nın kendini müdafaa edebilmesi; beraber kadı (hâkim) huzuruna çıkmalarına bağlıdır. Eğer iddia sahibi ile davalı ayrı ayrı şehirlerde oturuyorlarsa; Bu durumda; davaya bakan mahkeme, gâibin ikâmet ettiği şehirdeki Kadı'ya mektupla durumu bildirir. Buna fıkıhta "Kitabu'l Kadı ile'l Kadı" (Hâkim'den, Hâkime yazışma) denilmiştir. İddia sâhibinin (Davacı'nın) beyanları dikkate alınarak; yakalanamayan davalı hakkında da, hükme varılamaz. Essah olan kavle göre; davalı hazır oluncaya kadar, iddia sahibinin (Davacı'nın) dinlenmesi de câiz değildir.
|