| Soru-Cevap Sistemi |
| Forum |
| Yarışmalar |
| Bizi Tavsiye Edin |
| Ziyaretçi Defteri |
| Resim Galerisi |
| Ödünç Verilen Şeyde İskonto |
|
| Yazar Mustafa Refik | |
| 30 07 2007 | |
|
Ödünçten doğan borç, bir mal veya hizmet akdinden doğan borçtan farklıdır. Kişi aldığı ödüncü kendi malı gibi tüketir ve daha sonra onun dengini öder. Örnek olarak 100 gr. altın veya bir kile buğday ödünç alan kişi parayı kullanır veya buğdayı tüketir; sonra bir başka 100 gr. altını veya başka bir kile buğdayı ödeyerek borcundan kurtulur. Bir mal veya hizmet satan ise ondan gelir elde eder. Bu gelirin miktarı yapılacak ödemenin zamanına göre değişir. Peşin fiyatı 100 lira olan bir mal veya hizmetin bir ay vadeli fiyatı 105, iki ay vadeli fiyatı da 110 lira olabilir. Onu iki ay vadeli 110 liraya alan kişi, parayı iki ay sonra ödemek için bu fiyata razı olmuştur. Bu sebeple bu tür alacaklar vadesinden önce istenemez. Bu kişi, yapılacak 5 liralık ıskontoya karşılık borcunu vadesinden bir ay önce 105 lira olarak öderse, bu beş lira alacaklının kârından yaptığı indirim olur. Ödünçten elde edilen her gelir faiz sayılıp yasaklandığı için faizsiz ödüncün ıskontosu, faizden yapılan indirim değil, alacaklının borçluya bağışı olur. Çünkü onun vadesinin alacaklıyı bağlaması için bir sebep yoktur. O, bankadaki vadesiz mevduat gibidir, her an istenip alınabilir. Bu sebeple ödünçten indirim yapmak, ödeme zamanı gelmiş bir alacaktan indirim yapmaktır. |