Üye Girişi
Close

Üye Girişi






Kayıp Şifre?
Hesabınız yokmu? Kayıt olun

Bölümler

HEPSI - 0-9 - A - B - C - Ç - D - E - F - G - Ğ - H - I - İ - J - K - L - M - N - O - Ö - P - R - S - Ş - T - U - Ü - V - Y - Z


Hikmetle Nasihat E-Posta
Yazar Mustafa Refik   
04 02 2008

Hikmet; kat'î, yakînî, ilmî felsefî deliller ve burhanlar göster­mek demektir. Bu hususta, "yazı" ve "söz" unsurları kullanılır. Tantavî, hikmeti; "Sana öğüt veren veya yararlı olan herhangi bir kelimedir"20 diye tarif eder.

Hikmet, Allah Teâlâ'nın övdüğü şeydir.

"Allah, hikmeti kime dilerse ona verir; kime de hikmet verilirse, muhakkak ona çok hayır verilmiştir. Salim akıl sahiplerinden başkası iyi düşünmez."

Böylesi bir yolla yapılacak tavsiyenin muhatabları âiimler, bilginler, münevverler ve filozoflardır. Akademik konferanslar, ilmî eser ve makaleler, üniversite ve yüksek okullardaki dersler bu cümleden çalışmalardır. Bilginler veya kültürlü zümreye hitâbederken ilmî ölçüler kaynaklar, sağlam bir mantıkî silsile, ko­nunun neden ve niçinleri, tevlid edeceği müsbet neticeler, varsa mahzurlu tarafları, mevzuun ciddiyetine ve muhatablann ilmî sevi­yesine uygun, olgun bir üslûp ile anlatılmak veya yazılmak mecbu­riyeti vardır. Muhatablarm bilgi ve kültürlerini inkâr edercesine, hissî ve seviyesiz, delilsiz-isbatsız konuşmalar dinlenmemeye; yazılar, okunmamaya; nezaketen dinlense veya okunsa bile fayda yerine zararlı olmaya mahkûmdurlar.

Kültürlü zümre, yanlış veya bâtıl da olsa kendi bilgilerine kıy­met verilmesini, kendilerinin de dinlenilmesini isterler. Bu gruba herhangi bir hakkı kabul ettirmenin yolu, önce onları dinleyebilirle-ye bağlıdır. Bir arkadaşım anlatmıştı; yolculuk esnasında bir mü­hendisle tanışır ve çeşitli konularda fikir teatisinde bulunurlar. En sonunda, mühendisin bâzı yönleriyle küfre yaklaşan söz ve fikirle­rini arkadışım, "siz, şüpheden hakîkata gitmek isteyen bir tipsiniz" diyerek değerlendirir. Bunun üzerine muhatabı; "şu anda öylesine mutluyum ki, hiç sorma. Zira bir defasında Avrupa'da trende bir pa­pazla arkadaş olduk. Konuşurken, teslis akidesini aklımın almadı­ğını söyledim. Papaz hemen beni terketti gitti. Ama görüyorum ki; memleketimizde artık seviyeli bir fikir münakaşası yapabileceği­miz din adamları bulabileceğiz" der. Arkadışımın verdiği kitap isim­lerini hiç itiraz etmeden defterine kaydeder... İlmî enâniyet sahiple­rine karşı rişvet-i kelâm bir dereceye kadar hoş karşılanabilir.

 
Kapa