Üye Girişi
Close

Üye Girişi






Kayıp Şifre?
Hesabınız yokmu? Kayıt olun

Bölümler

HEPSI - 0-9 - A - B - C - Ç - D - E - F - G - Ğ - H - I - İ - J - K - L - M - N - O - Ö - P - R - S - Ş - T - U - Ü - V - Y - Z


Vekalet'in Rüknü ve Hükmü E-Posta
Yazar Mustafa Refik   
10 01 2008

Vekâletin rüknü; kendisi ile vekâletin sabit olabildiği hususi sözlerdir. "Seni, şu malı satman için vekil tâyin ettim" demek gibi. İstihsânen vekilin; vekâleti kabul etmesi, sıhhatinin şartlarından değildir. Fakat vekâleti kabul etmediğini açıkça söylerse, o vekâlet reddedilmiş sayılır. Şâyet; "İstersen vekilim olmayı kabul et ve şu malımı sat" der, muhâtabı olan kimse susar ve satışı yaparsa caiz olur. Fakat "Hayır!.. Kabul etmem derse" bâtıl olur.

Vekâlet'in hükmü; vekilin, kendisini tâyin eden kimsenin yani Müvekkilin yerine geçmesi ve onun adına tasarrufta bulunmasıdır. Vekil tâyin eden kimsenin koyduğu şartlara aynen riâyet gerekir. Sarih bir izni olmadığı müddetçe vekil; bir başkasını vekil tâyin edemez. Vekâletin sıfatı'na gelince; vekâlet câiz olan akidlerden yani Sözleşmelerden ibarettir. Vekil müvekkilini, müvekkil de vekili istediği an azledebilir. Belli bir süre ile sınırlandırılması mecburiyeti yoktur. Vekil; yapacağı veya yaptığı iş karşılığında müvekkilden ücret talebinde bulunabilir. Bu gibi hallerde vekil; ecir yani ücretli durumuna geçer. Herhangi bir ücret tâyin olunmamışsa vekil'e; ecr-i misli yani Ehl-i vukuf'un tayin edeceği ortalama ücret ödenir. Müvekkilin ölümü halinde; vekâletten azil kendiliğinden gerçekleşir. Müvekkilin veya vekil'in; cinnet getirmesi veya akli dengesini kaybetmesi durumunda, aralarındaki akid sona erer. Esâsen bu gibi durumlar ferdi; tasarruftan alıkoyan ve velisinin yardımını gerektiren hallerdir. Fıkıhta bu hâle "Hacr" denilmiştir.

 

Hacr ile alakalı detaylı bilgi için Aynı başlıklı İlgili Bölüme müracaat edebilirsiniz.

 

 

Son Güncelleme ( 10 01 2008 )
 
Kapa