| Soru-Cevap Sistemi |
| Forum |
| Yarışmalar |
| Bizi Tavsiye Edin |
| Ziyaretçi Defteri |
| Resim Galerisi |
| Zekatı Ortakların Ödemesi |
|
| Yazar Mustafa Refik | |
| 28 07 2007 | |
|
Şirketi zekât mükellefi bir hükmî şahsiyet olarak kabul etmemek, şartları, şirketin zekâtı ödemesine uygun ve müsâit bulmamak gibi sebeplerle zekâtı her ortağın bizzat kendisinin ödemesi yoluna gidildiği takdirde önümüze çıkan meseleleri çözüm teklifleriyle beraber şöylece sıralayabiliriz: 1. Nisâbın hesaplanması: Ortağın hissesi, yıllık kazancı ve diğer zekâta tâbi malların toplamı nisâbı buluyorsa (meselâ 85 gram altının TL. olarak karşılığı olan bir meblağa ulaşıyorsa) zekât ile mükellef olacaktır. Hisseler senedlerle tevsik ve ortaklara tevzî edilmiş ise bu hisse senetlerinin değerlerini tesbit mevzûunda iki yoldan yürünmüştür: a) Bu senedler borsada alınıp satılan menkul kıymetlerdir. Bu sebeple onların üzerinde yazılı bulunan değerler yani nominal değerler değil, piyasa ve borsada alınıp satılan değerler muteberdir; nisâbın hesaplanmasında bu değerler esas alınacaktır. b) veya senetlerin borsadaki değeri değil, nominal değerleri esas alınacak, aynı zamanda hissenin, sınâî şirkete mi, ticârî şirkete mi ait olduğu gözönünde bulundurulacaktır: 2. Ödenecek miktar: Şirketin ticârî veya sınâi oluşuna göre ödenecek miktarın değiştiğine yukarıda işaret etmiştik. Buna göre elinde ticârî şirket hisse senedi olanlar yıl sonunda senedin nominal değerine kârı eklemek suretiyle matrahı bulacak ve bunun %2,5'unu zekât olarak ödeyeceklerdir. Sınâî şirket hisse senetlerine sahip olanlar ise yalnızca yıllık kazancın, sâfî olduğu için onda birini zekât olarak ödeyecektir. Senetleri ait oldukları şirketin nev'ine göre değerlendirmeyip, menkul kıymetler borsasında alıp satılan mal gibi telâkki edenlere göre ise -hisse senedinin cinsine bakılmaksızın- borsadaki değerleri ile yıllık kârı toplamının yüzde ikibuçuğu zekât olarak ödenecektir. Bu iki yoldan birini seçmek ve uygulamak mükellefe aittir; çünkü bu seçimde çeşitli şartlar ve faktörlerin tesiri olacaktır. Durum ne olursa olsun aynı malvarlığından dolayı hem şirketin, hem de ortakların ayrı ayrı zekât ödemeleri (aynı maldan çift zekât ödemesi) gibi bir sonucun ortaya çıkması önlenecektir. Çünkü bir malı, aynı yıl içinde aynı sebeple iki defa vergilendirmek İslâm'ın, asırlarca önce menettiği bir uygulamadır. |