Üye Girişi
Close

Üye Girişi






Kayıp Şifre?
Hesabınız yokmu? Kayıt olun

Bölümler

HEPSI - 0-9 - A - B - C - Ç - D - E - F - G - Ğ - H - I - İ - J - K - L - M - N - O - Ö - P - R - S - Ş - T - U - Ü - V - Y - Z


Zekatı Şirketin Ödemesi ve Nisab E-Posta
Yazar Mustafa Refik   
28 07 2007

Nisâbın yâni zekâtla yükümlü olabilmek için kişinin mülkiyetinde bulunması gereken asgarî servet ve sermayenin hesaplanması ve zekâtın ödeme şekli bakımından önemli olan bir husus da şirketi bir hükmî şahsiyet olarak değerlendirmenin mümkün olup olmaması meselesidir.

Hükmî şahsiyet bugünkü mefhumu ve müessese hüviyetiyle oldukça yenidir. Zekât açısından meseleye bakılınca ortak malın nisâbında ortakların herbirine düşen miktarın değil, hisseler toplamının esas alınmasına bir mani yoktur. Buna göre yirmişer koyunu olan iki kişi ayrı ayrı zekât mükellefi olmadıkları halde, koyunlarını birleştirir, ortaklık kurarlarsa şirketin malvarlığı kırk koyun olacağı için bir koyunu zekât olarak ödemeleri gerekecektir. İşte buradan hareketle "bir şirketin ortakları, mâlik oldukları hisseler bakımından zekât mükellefi olmasalar dahi şirket sermayesi nisâba ulaşıyorsa, şirket zekât mükellefidir" demek mümkündür.

Ancak bu takdirde karşımıza bazı problemler çıkmaktadır:

1. Lâik ülkelerde şirketin bütün ortakları zekât ödenmesi kararına katılmayabilirler. Veya ortaklar arasında gayr-i müslimler bulunabilir. Buna rağmen zekâtı şirket ödeyecekse ödemeye razı olmayanların veya gayr-i müslimlerin hissesine düşen miktar ayırılarak gerisini ödemek mümkündür.

2. Şirketin bazı ortakları fakir ve dar gelirli olmaları sebebiyle zekât alabilecek kimseler olduğu halde şirket vasıtasıyle zekât mükellefi olmakta ve zekât ödemektedirler.
Bu da bir gerçek olmakla beraber, böyle ortakların tesbit edilmesi, ödenecek zekâtın bir miktarı ayrılarak bu ortaklara ödenmesi, probleme çözüm olabilecektir.

 
Kapa