| Yazan: Mustafa Refik,
Tarih: 21.10.2007 - 04:03
|
Okunma Sayısı : 913 |
Tecvit hükümlerini bilmeden ve çok hata ederek
Kur’ân okumakda bir beis yoktur. Kişinin tecvitli okuyuncaya kadar Kur’ân
okumasını öğrenmesi gerekir. Doğru şekilde okuyuncaya kadar kelimeyi tekrar
etmelidir. Biiznillah iki kat ecir alacaktır. En doğrsunu bilen Allahtır.
Müezzin ezan okurken, Kur’ân okuyan Müezzine icabet
eder. Müezzinin okuduğunu tekrar etmek sünnettir. Bu sünneti kaçırmamalıdır.
Zira Kur’ân okumak için vakit geniştir.
Ev düzenlerken Kur’ânı taşımak gereken kadın
dilediği şekilde bunu yapar: Kadının abdestsiz veya Hayızlı olsa bile Kur’ânı
taşıması caizdir.
Ölüler için Fatiha okumak bidattir. Meşru olanı:
kişinin anne babasına bağışlanması ve merhamet olunması için dua etmesidir.
Kur’anı açıktan mı yoksa gizli okumak insanın
durumuna göredir. Eğer hiç kimseye eza vermeyecekse ve daha huşulu olacaksa
sesli okur. Eğer sessiz okumakla huşu hissedecekse sessiz okur. Eğer ikisi de
eşitse dilediğini yapar.
Kur’ân okurken kıbleye dönmek mustahabtır. Aslolan
İbadetlerde kıbleye yönelmenin müstehap oluşudur. Kur’ân okurken kıbleye
dönmezse de bunda sakınca yoktur.
Abdestsiz olarak ezberden Kur’ân okumak: Bunda
sakınca yoktur. Ama Mushaf’a ancak temiz iken dokunur.
Kur’ân okuyana selam vermek caizdir. Zira bundan
yasaklayan bir delil sabit olmamıştır. Selamı aldıktan sonra kıraatine devam
edebilir.
Divan üzerinde veya yerde yatarak, ayakta ve
oturarak gibi her durumda Kur’ân okumakta sakınca yoktur. Bunlarda saygısızlık
manası aranmaz… Ancak ameller de niyetlere göredir.
Kur’ân kıraatini bitirince “Sadakallahul azim”
demek bidattir. Ancak bunu Kur’an ayetlerine bir cevab mahiyetinde yapıyorsa
Allah bilir ya bu yapılan sünnettir.
Kur’ân okurken tertil ile (ağır ağır) okumak vacip
değildir. Lakin Kur’ân okumanın edeplerindendir. Ancak okurken harflerin
kaybedilmemesi şartıyla hızlı okumak caizdir.
Yasin, Duhan, Vakıa ve Mülk vb. sureleri her gün
okumak sahih sünnette sabit olmamıştır. Lakin müslümanın Kur’ânın tamamını
okumayı artırması meşrudur.
Dudakları kıpırdatmadan mushafa bakarak okumakla
Kur’ân okunmuş sayılmaz. Kur’ân okuma sevabına etrafındakiler işitmese bile
ancak Kur’ânı telaffuz etmek suretiyle erişilir.
Hayızlı kadının ve cünübün diliyle değil de gözleriyle takip
ederek Kur’ân okumasında sakınca yoktur. Zira bu kıraat değildir demiştik,
memnu olan ise zaten kıraattir.
Hayızlı kadının ve cünübün dua ve istiğfar edebilir, bu
caizdir. Hayızlı kadının özellikle şerefli vakitlerde dua ve istiğfarı
artırması gerekir.Zira ameli zaten o günlerde eksiktir bu şekilde ikmal etmeye
çalışır.
Kadının kıraatte sesini yükseltmesinde kadın eğer
evinde yalnızsa, mahrem akrabaları ile beraberse ya da yanında sadece kadınlar
varsa bir sakınca yoktur. Kur’ân okuma sevabını başkalarına göndermek hususunda
bazı âlimler cevaz olduğunu söylemişlerdir. Ancak doğrusu böyle bir uygulamanın
aslının olmamasıdır. Şayet bu meşru olsaydı bunu Selefi salihin yapardı.
Kur’ânı mushaftan mı yoksa ezberden mi okumak daha
faziletlidir denilirse ben derim ki: mushaf’tan okumak daha faziletli ve zabta
daha yakındır. Eğer ezberinden okuyunca daha huşûlu olacağını düşünürse ezberden
okur. Bunda bir zorluk yoktur.
Son Güncelleme : 21.10.2007 - 04:09
|