| Yazan: Mustafa Refik,
Tarih: 30.07.2007 - 01:52
|
Okunma Sayısı : 1854 |
Mehrin en azı on dirhem gümüştür. Dirhemler; tıpkı zekâtta olduğu gibi, yedi miskal ağırlığında olmalıdır. Asr-ı Saadette; mehrin en az miktarı ile, iki koyun satın alınabilmektedir. Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem), gerek kendi izdivaçlarında ve gerekse kızlarının izdivaçlarında 12 ukiyye (bir ukiyye 40 dirhemdir) miktarında gümüş takdir etmiş, daha fazlasını ne vermiş, ne de taleb buyurmuştur. Ben derim ki; Mehrin en fazla miktarı karşılıklı rızaya bağlıdır, ancak bu hususta ifrada gitmenin "evlenmeleri güçleştireceği ve nesil emniyetini tahrib edeceği" ortadadır ve bu sebeble mekruhtur. Mehir hususunda 12 ukiyye'yi aşmamak, "Sünnet'e riayet" noktasında önemlidir. Allah en doğrusunu bilendir. Alışverişi ve kullanılması haram olmayan herşey mehir olarak verilebilir. Menkûl ve gayr-i menkûl mallar, zinet eşyaları, hayvanlar, misli şeyler ve menfaatler de "mehir" olarak tesis olunabilir. Ancak, İslâm dininin haram kıldığı; şarab, domuz eti vs. "Mehir" olamaz. Taraflar; şarab ve domuz eti gibi haram olan maddeleri "Mehir" olarak anmışlarsa, bu durumda tesbit olunmamış farzedilir ve kadına "Mehr-i Misil" takdir olunur. Karşılığında ücret alınabilen bir menfaat mehir olarak kabul edilebilir. Dolayısıyla menfaatler de mehir olarak verilebilir.
Son Güncelleme : 30.07.2007 - 01:52
|