| Yazan: Mustafa Refik,
Tarih: 04.02.2008 - 05:37
|
Okunma Sayısı : 2824 |
Bu,
çoğunluğu teşkil eden orta tabakaya hitab yoludur. "Öğüt" demekle
yeîinümeyip "güzel" sıfatıyla nitelendirilmiş olması dikkat
çekicidir. Bir şeyin güzelliği, sevilmesi; faydah müsbet, kaynaştırıcı,
uzlaştırıcı, ümit verici, faaliyete, hayra, iyiliğe, doğruya sevkedici, hâsılı
tatminkâr olmasıyla doğru orantılıdır.
Vaazlar,
hutbeler, sohbet konuşmaları "öğüt" cümlesinden olup
"güzel" niteliğini taşımak zorundadırlar. Masallar, hikâyeler,
atasözleri ve vecîzeler, şiir ve manzumeler de güzel öğüt'e dahil bilebilirler.
Atasözleri, şiir, manzume ve vecîzeler, modern propagandanın basitleştirme
kuralına uygunlukları yani açık olmak ve özetleyici bir üslûpla birçok şey
ifade eîmek imtiyazları sebebiyle "kulaklara küpe" olabilmektedirler.
Açık formüller halinde vak'alar ve rakamlarla bîr fikir ifade etmenin, uzun
boylu izahlardan çok daha etkili olduğunu unutmamak lâzımdır. Meselâ;
"Yiyin,
için. İsraf etmeyin." âyet-i kerîmesi ne kadar tam ve unutulmaz bir
açıklık ve genelliğe sahiptir.
Son Güncelleme : 04.02.2008 - 05:37
|
|
|